Sahi neydi bayram? 1 gece önceden ütülenmiş elbiselerimizi baş ucumuza koyup uyumak mı? Şekerlikteki en büyük en güzel şekeri yemek mi? Ya da topladığımız harçlıklar mı? Sanmam.. Şimdi en güzel elbisemi ütüleyip uyusam, en güzel şekeri yesem veyahut topluca para toplasam tutar mı eski bayramların yerini? Önemli olan içimizdeki o heyecandı. Tutkulu bekleyişlerdi. Şimdi kaçımızın içinde kaldı o heyecan?
Kendi kendime macera hayalleri kuruyor, kafamda kurduğum bir hayatı yaşıyordum. Durup dururken, ortada fol yok yumurta yokken kendi kendimi gücendirdiğim çok oldu; aslında hiç sebep hiç sebep olmadığını bildiğim halde kendimi öyle dolduruyordum ki, sonunda gerçekten gücenip içerliyordum.