Kanunî Sultan Süleyman şehzade iken Manisa'da karşılaştığı ve yatağında besleyip büyüttüğü Rum gencine İbrahim adını verdikten sonra artık yanından ayırmaz olmuştu. İbrahim bir yandan padişahın yanından ayrılmazken, bir yandan da devlet kademesinde ilerliyordu. Bu ilerleme öyle oldu ki, kısa sürede sadrazam oldu. Sadrazam oldu ama hala padişahın en iyi gözdesiydi. Öyle ki padişahın kadın gözdeleri bundan dolayı kendilerini yiyorlardı. Osmanlı padişahı çirkefliği ve ahlaksızlığı o kadar ileri götürdü ki, kız kardeşi Hatice'yi bu Rum dönmesi oğlana verdi. Bu İbrahim, iki kardeş yatağı arasında gidip geliyordu.
... sömürülenlerin başında kadın vardı, isyan etmeyen bir köle. Kadın da işçi gibi kurban, o da işçi gibi kabiliyetlerini geliştirmek imkanından mahrum.
Uzun zaman kafalarıyla yaşamışlardır,maddenin kanunlarını incelemekle geçmiştir ömürleri, çoğu mühendisdir. Matematikten, fizikten gına getirmişlerdir, havaya ihtiyaçları vardır. Yanan alınlarını serinletecek nemli bir rüzgara, heyecanın rüzgarına muhtaçlar.