"Amcamın dediğine göre bir zamanlar durumlar farklıymış. Çok eskiden bazen fotoğraflar bir şeyler söylermiş, hatta insanları gösterdikleri bile olurmuş."
"Ama en çok da insanları seyretmeyi seviyorum," dedi kız. "Bazen bütün gün metroyla gezip onlara bakıyorum, onları dinliyorum. Kim olduklarını, ne istediklerini ve nereye gittiklerini öğrenmek istiyorum sadece. Bazen metroda gizlice kulak kabartıyorum. Veya gazoz makinesi başında kulak kabartıyorum ve biliyor musun?"
"Neyi?"
"İnsanlar hiçbir şeyden bahsetmiyorlar."
"Ah, bir şeylerden bahsediyorlardır mutlaka!"
"Hayır, hiçbir şeyden bahsetmiyorlar."
Birileri size bir öykünün neyle ilgili olduğunu söylerse, muhtemelen haklıdırlar. Öykünün yalnızca bununla ilgili olduğunu söylerlerse, kesinlikle yanılıyorlardır.
Korkunç bir gerçek: mutsuzluk fikri belli bir noktaya dek bizi şefkatli kılar, ama bazı özel durumlarda, bu nokta aşıldığında, mutsuzluk bizi şefkatli kişiler yapmaz artık. Bunun her insanın yüreğinde mevcut olan bencillikten kaynaklandığını söyleyenler var — yanılıyorlar. Bu durumun asıl sebebi insanin karşısındaki hastalığa, mutsuzluğa derman bulamayacağına karar verip, umutsuzluğa düşmesidir. Duyarlı bir kimse, kendi merhamet duygusu yüzünden sık sık acı çeker. En sonunda da, içindeki merhamet duygusunun kimselere yardımının olmadığını anladığı vakit, sağduyusu bu kişinin ruhunu merhamet hissinden arındıracaktır.