Eylül

Eylül
@Eisila
Büyük Biyologlar
10/10
·296 syf.·
2019 24. kitabı
Büyük Biyologlar 1000Kitap üzerindeki Büyük Biyologlar kitabının ilk incelemesidir. Kapsamlı olarak ele alacağım bir inceleme yazısı olacak. Yazarın önsöz ve sonsöz kısımlarından alıntı,kopya olmadan tamamen kendi düşüncelerimle ele aldım. Temel bilim olarak bildiğimiz; biyoloji bilimine kronolojik olarak katkıda bulunan doğa bilimcileri ele alan, biyografik bir araştırma eseridir. *Bu kitap tam olarak nedir? -1627-2004 yılları arasında yaşamış 38 doğa bilimcinin yaşam hikayelerini anlatmaktadır. -9 kısıma ayrılmış her kısımda 4-5 biyoloğa yer verilmiş. -Yaşamayan biyologların hayatları ele alınmış. *Kitapta sıkça anlatılan konular(Çoğu bu konularda sistematik olarak ilerlemiş bilgileri diğer kuşaklara bırakmışlardır) - Evrim -Ülkeler arası bilim savaşları,tartışmaları - Coğrafi keşifler - Yeni türler (hayvan,bitki,böcek vb) - Evrimsel Kuram - Genetik Biyoloji - Moleküler Biyoloji - DNA - Doğal kaynakların korunumu - Öjenik (Irk ıslahı) -Botanik Bilimi -Skolastik düşünce(bilimin katkısını azaltan din odaklı düşünce buna karşı çıkmışlar) *Yukarıda belirtilen konular ve otobiyografik şeyler dışında(ailesi,yaşamı,başarıları,ödülleri,maddi durumu,ilişkileri,akademik hayatı) neredeyse her doğa bilimcinin başka bir doğa bilimci ile iletişim halinde olduğunu(yazışma ya da yüz yüze vb) görüyoruz. Bir kaçı kıt kanaat zor şartlarda bilime katkısını sürdürmüş. Burs ve eğitim desteği alan kısımlarda bulunmakta. Maddi açıdan zorluk çekmeyenler ise hobi olarak başladıkları bu bilime ilerleyen yıllarında başarılarını eklemişler. Belli bir başarı ve tanınırlık elde ettikten sonra koleksiyonlarını,kitaplarını,vb eserlerini satarak zengin olan biyologlarda bulunmakta. Çoğu bilime olan sevgilerinden dolayı başarılı oldu,zorluklar onları yıldırmadı ve hak
Bilim
Büyük BiyologlarIoan James · İş Bankası Kültür Yayınları · 201254 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·312 syf.··
2020 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2020 13:15
"Biz Dünyalılar büyük ve güzel şeyleri yıkmak konusunda hünerliyizdir." İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 37. kitap oldu. Ray Bradbury'nin ise Fahreheit 451'den sonra okuduğum ikinci kitabıydı. Önümüzdeki günlerde Resimli Adam ve Yakma Zevki'ni de okuyarak sizlere yorumlamaya çalışacağım. Mars Yıllıkları isimli bu kitabın konusu, Mars'ın fethi, kolonileşmesi ve insanlığın Mars'a yerleşerek orayı da tıpkı Dünya gibi mahvetmeleri... Bu noktada yazarın hayata bakış açısından biraz bahsetmek gerekiyor. Bradbury, insanlığın yaşam tarzını beğenmeyen ve eserlerinde sıklıkla bu yaşam tarzını eleştiren biridir. Ve hatta bu şekilde yaşamaya devam edilmesi halinde inanlığın sonunun hiç de iyi olmayacağını öngörmektedir. İşte bu kitapta Bradbury insanlığı alır, önce Mars'a gönderir, akabinde ise karşısına bir ayna koyarak başlar insanlığı acımasızca betimlemeye... İnsan aslında Mars'tadır; ama yaşadığı sorunlar hep Dünya'nın kendi sorunlarıdır. Böylece yazar tarafından, Dünya'nın adaletsiz ve acımasız düzenini eleştirmek ve insanlığı yermek için muazzam bir konu elde edilmiş olur. Devamında kim durdurabilir ki Ray Bradbury'yi? Mars'a giden ilk insanlar önce yere tükürerek Mars'ta dolaşmaya başlarlar. Tükürme eylemi küçük bir ayrıntı gibi görülebilir; ama Mars'ın da başka canlıların yaşam alanı olabileceğini düşünürsek, yapılan eylem oldukça çirkindir. Bunun gibi hareketlerle insanlar, Dünya'yı savaşlar ve atom bombalarıyla mahvettikleri gibi, Mars'ı da mahvetmeye başlarlar. Yavaş yavaş ama kaçınılmaz bir biçimde... Bu arada insanlar Mars'ta yalnız değillerdir. Tıpkı Robert A. Heinlein'ın Yaban Diyarlarda Yabancı isimli kitabında tasvir ettiği gibi burada da Marslılar vardır. Marslılar şekil değiştiren, zihin okuyan, belirli bir gelişmişlik seviyesine erişmiş
Mars YıllıklarıRay Bradbury · İthaki Yayınları · 20202,199 okunma
Kızılay Kitap Kulübü Toplantısı
Merhaba Değerli Okurlar, Uzun bir aranın ardından yeniden toplantılara başlıyoruz. Yapacağımız toplantı için seçilen kitap: Cehenneme Övgü-Gündüz Vassaf Toplantı Tarihi: 14 Kasım Cumartesi, saat: 13.00 Toplantı Yeri: Kızılay Route Meşrutiyet, Selanik Cd No:70, 06420 Çankaya/Ankara (0312) 424 00 23 maps.app.goo.gl/Tu2kGo3yKAfmCkXg9 Toplantılarımız herkesin katılımına açıktır. Kontenjan, üyelik vb. şeyler yoktur. Duyurudaki takvime göre hareket etmeniz yeterlidir. İletinin daha fazla kişiye ulaşması için yeniden paylaşabilirsiniz. Görüşmek dileğiyle :)
1000Kitap
10/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
“Felaketin bile birleştiremediği insanlık… Dağınık ve karışık… Dünyalar Savaşı’nda Marslıların Dünya’ya gelmesiyle tüm felaketler ve kıyımlar da peşi sıra gelir. Bunları biz; abi ve kardeş olan iki karakterden, farklı konumlarda takip ediyoruz. Beni şaşırtan şey kitabın yazım tarihinin eski olmasına rağmen uzaylı kavramının misafirperver bir şekilde insanlık tarafından karşılanmasıydı. Oysaki kitapta da dediği gibi insan çevresiyle uyum içinde olmaz, tahakküm kurardı. Buna karşın sandviç büfeleri ve şenliklerle büyük bir merakla cellatlarının ayağına gittiler. Aynı şekilde Marslıların ifadesiz ve kontrolsüz yıkımları da şaşırtıcıydı. Felaket ayağına gelene kadar insanlığın ciddiye almadığı bela onlardan her şeylerini istiyordu. Tıpkı insanların zamanında başka insanlara ya da canlılara yaptığına benzer şekilde. Güçlü olanın devrilmesindeki büyüklük-küçüklük tezatlığı, evrimsel ve tarihsel analizler belki başka hiçbir bilimkurguya bu kadar güzel yedirilemezdi. Var olan var olma hakkını edinmez, kazanır. Güç, rüzgar gibi yıkıcı da olabilir ferahlatıcı da. Veya geçici…” - Eylül Işıl Altıparmak H. G. Wells @eyllaltiparmak
Bilim-Kurgu
Dünyalar SavaşıH. G. Wells · İthaki Yayınları · 06bin okunma
Puan vermedi·415 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
655 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2022 23:42
“Anlamak ve o anda olmak” demenin yeni bir şekliydi Ka’nın yolculuğu. Ka üşüdükçe üşüdüm. Ka bocalarken bocaladım. Bazen anlayamadım da, fakat Ka’nın da o an içindekileri anlayamadığından emindim. Batılı ve İstanbul’da yetişen Ka’nın Kars’ta yaşamında bulamadığı anlamı arayışı, yalnızlığı, kimsesizliği, aitsizliğini Kars’ın acıtsada kendini belli eden soğuğunda, yaşamı hissettiren yoksulluğunda, insanların kurduğu kardeşlik bağında, kaçamak sevgilerinde, gerçek kederlerin içinde arayışı; yanılmaları ve bocalamaları aslında çok tanıdık şehirli insanlara, aynı zamanda oldukça da dokunan bir çırpınış. Her şeyin ortasında hiçbir şeyin içinde olmayan bir adamın sevmek, bağlanmak arayışı içerisinde siyaset, din, aşk, edebiyat ve sanatın içinde savruluşuydu Ka’nın ki. Var olma sancıları çeken, kim olduğunu bilemeyen, karmakarışık görünen oysaki son derece alelade biriydi. Kitabı sevmek değil, anlamaktı hissettirdiği. Tanıdıktı.” - Eylül Işıl Altıparmak Kar Orhan Pamuk @eyllaltiparmak
Mücadele
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,8bin okunma