Özge Ertaş

Özge Ertaş
@Ejma

Özge Ertaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·644 syf.·
2024 7. kitabı
John Steinbeck
9.2/10 · 11,5bin okunma
Reklam
Avuntudan yoksun karanlık, günlük yaşamımızın tüyler ürpertici kısırdöngüsüdür. Sabahları niçin kalkılıyor yataktan, niçin yenilip içiliyor, akşam oldu mu neden tekrar gidilip yatılıyor? Çocukları, ilkelleri, sağlıklı genç insanları, hayvanları bu önemsiz nesne ve etkinliklerin döngüsü rahatsız etmez pek. Düşünme denen şeyin çilesini çekmeyenler sabahleyin yataktan kalkmayı kıvançla karşılar, yiyip içecek olmalarına sevinir, yeterli görür bunları, durumun başka türlü olmasını istemez. Ne var ki, bu doğallığı elden çıkaranlar günün akışı içinde hırsla, gözlerini açarak gerçek hayatı yaşayacakları anları kollarlar; öyle anlar ki çakı çakıvermeleri mutlu kılar insanı, bütün yaşamın anlam ve amacına ilişkin tüm düşüncelerle zaman duygusunu silip atar. Bu gibi anlar yaratıcı anlar diye nitelenebilir, çünkü Yaradanla bir birlik ve beraberlik oluşturdukları duygusunu insanda uyandırırlar; insan böylesi anlarda her şeyi, başka zaman rastlantı gözüyle baktığı şeyleri bile bir istencin eseri olarak duyumsar. Mistikler, "Tanrıyla bir olma" ismini verirler buna. Belki de söz konusu anlardaki aşırı derecede parlak ışıktır ki, bütün öbür anları işte öylesine karanlık gösterir. Belki de kendileri dışındaki tüm yaşamın öylesine ağır, öylesine yapışkan nitelik taşıdığı, insanı öylesine aşağılara çektiği duygusunu uyandıran, bu anlardaki özgürlüğüne kavuşmuş büyülü hafifliktir; bu anların insana sağladığı boşlukta süzülüyor olduğu hazzıdır. Bir mutluluk bir cennet varsa , böylesi anların şaşmadan sürüp gitmesinden başka bir şey değildir.
Bazı günler, uğruna mücadele ettiğim ve inandığım her şeyin boş ve aptalca olduğunu düşünüyorum. Başka günlerdeyse kendimi ve ne kadar zorlu olursa olsun yaşamımı bütünüyle haklı çıkmış, hatta başarıya ulaşmış hissediyorum ve bundan çok memnun oluyorum - saatler boyunca Ne zaman inancımı yeniden doğru bir kalıba döktüğümü düşünüp bunu dile getirsem, benim için hemen kuşkulu ve aptalca bir hale bürünüyor, bunun üzerine yeni kanıtlar ve yeni biçimler arayışına girmek zorunda kalıyorum. Bazen bu ıstırap ve sıkıntı, bazen mutluluk oluyor.