Hayatın doruğunu teşkil eden,hayatın daha ötesine yükselemeyeceği bir vecit vardır.Ve yaşam paradoksu öyledir ki bu vecit insana en canlı halindeyken gelir ve canlı olduğunu tamamen unutturur.Bu vecit, canlılığın bu unutuluşu,kendini kaptırmış ve kendinin dışına çıkmış sanatçıya alevden bir örtü gibi gelir;tahrip olmuş bir arazide , savaşma arzusuyla gözü dönmüş ve merhamet etmeyi reddeden askere gelir.