Oysa toplum tam aksine, ferdi hareketin özlem duyduğu, atıldığı bir ideal, yani merhametin ve isyanın eseri olan ideal olmalıdır. İnsanlıkta inançların tesirli bir şekilde yayılması, gerçekten toplumun ve medeniyetin yaratıcısıdır. İşte bu yayılmadır ki her birimizi gücümüz nispetinde birer âsi, yani birer ahlaki varlık haline getirir. Biz, bütün insanlığın selametini bu, inançların yayılmasında aradık.
Her Müslümanın okuyup üzerine düşünmesi gereken bir kitap. Düşünür İsyan ahlâkından bahsetmiş. İsme bakınca insan düşünüyor şöyle;
İsyan ve ahlâk nasıl oluyorda yan yana gelmiş bu iki kelime diye ama kitabı okuyunca düşünürün isyanı neye başkaldırı olarak bizi nelere karşı âsi olmaya davet ettiğini daha iyi bir şekilde anlamış oluyoruz.