Akıl ve vahiy arasında bir karşıtlık değil, işlevsel bir görev paylaşımı vardır. Akıl, insanın anlama yetisinin temelidir; vahiy ise bu yetinin yerine geçen bir unsur değil, onu arındıran, sınırlandıran ve yönlendiren ilahi bir rehberdir. Bu nedenle epistemolojik olarak akıl önce gelir. Çünkü anlamak, kavramak ve değerlendirmek ancak akıl yoluyla mümkündür. Vahyin kendisi dahi, ancak akıl sayesinde anlaşılabilir.