Ekrem Ciğerli

Ekrem Ciğerli
@Ekrem22
Okur, Yazar
bir mayın tarlası içindeyim sanki
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zinanın Anlamı Nedir?
Kur’an’da geçen zina kelimesi, Arapça dil yapısı ve Kur’an’daki kullanım bağlamı dikkate alındığında, sıradan bir “cinsel ilişki” kelimesi olarak görülmemelidir. Arapçada cinsel ilişkiyi ifade etmek için farklı kelime ve deyimler bulunmaktadır. Buna rağmen Kur’an’ın zina kelimesini ayrıca kullanması, bu kavramın daha özel bir anlam alanına sahip olduğunu göstermektedir. Arapçada zina kelimesi زنا / zenâ fiilinden gelir. Bu fiilden türeyen زَانٍ / zânî zina eden erkek, زَانِيَة / zâniye ise zina eden kadın anlamında kullanılır. Kur’an’da Nûr Suresi 2. ayette “zina eden kadın ve zina eden erkek” ifadesiyle bu fiilin hukuki ve toplumsal sonuç doğuran bir eylem olarak ele alındığı görülür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, zina kelimesinin genel anlamda cinsel ilişkiyi ifade eden bir kelime olmamasıdır. Çünkü Kur’an’da cinsel ilişki veya eşler arasındaki yakınlık farklı ifadelerle anlatılır. Mesela eşler arasındaki ilişki için “kadınlara yaklaşmak”, “kadınlara dokunmak”, “eşlere varmak” gibi daha dolaylı ve edepli ifadeler kullanılır. Bakara Suresi 187. ayette eşlere yaklaşmanın helal kılındığı belirtilirken, Bakara Suresi 222. ayette hayız hâli bağlamında kadınlara yaklaşılmaması ifade edilir. Bu kullanımlar cinsel ilişkiye işaret ettiği hâlde “zina” kelimesi kullanılmaz. Bu durum, zina kelimesinin yalnızca biyolojik anlamda cinsel birleşmeyi değil, belirli bir ahlaki, toplumsal ve hukuki niteliği olan özel bir fiili ifade ettiğini gösterir. Bu noktada İsrâ Suresi 32. ayet son derece önemlidir: “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, fâhişedir ve kötü bir yoldur.” Ayetin Arapça ifadesinde geçen “fâhişe” kelimesi, zina kavramının anlamını belirlemede önemli bir anahtar kavramdır. Fâhişe; açık çirkinlik, hayasızlık, ahlaki sınırı aşan fiil, toplum vicdanında ağır
Zina
Kur’an’da zina konusu çoğu zaman klasik fıkıh ve tefsir geleneği içinde “evlilik dışı cinsel ilişki” şeklinde açıklanmıştır. Ancak Kur’an’ın bütüncül anlatımı, kullanılan kelimeler, şahitlik şartı ve mahremiyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde bu konunun yeniden düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Kur’an’da cinsel ilişkiyi ifade eden tek kelime “zina” değildir. Kur’an’da cinsel birliktelik için “kadınlara yaklaşmak”, “kadınlara dokunmak”, “eşlere varmak” ve “nikâh” gibi farklı ifadeler kullanılmıştır. Bu durum, zina kelimesinin sadece biyolojik anlamda cinsel ilişkiyi ifade eden genel bir kelime olmadığını göstermektedir. Zina kavramı, daha çok toplumsal, ahlaki ve hukuki sonuçları olan bir fiil olarak değerlendirilmelidir. Bu noktada en önemli hususlardan biri, zina isnadı için Kur’an’da çok sayıda şahidin aranmasıdır. Eğer bir fiilin zina olarak sabit olabilmesi için birden fazla şahidin bulunması gerekiyorsa, bu durum bize meselenin insanların gizli ve mahrem alanlarında araştırılacak bir konu olmadığını gösterir. Kur’an, kişilerin özel hayatına girilmesini, onların mahrem alanlarının izlenmesini veya araştırılmasını emretmez. Aksine, zina isnadında bulunan kişiye ağır bir ispat yükümlülüğü getirerek dedikodu, iftira, itibarsızlaştırma ve namus üzerinden toplumsal baskı kurulmasını engeller. Bu nedenle zina kavramı, yalnızca iki kişi arasında gizli kalmış bir cinsel ilişki olarak değil; toplum önünde alenileşmiş, birçok kişinin açıkça şahit olabileceği, kamu ahlakını ve mahremiyet düzenini bozan bir fiil olarak da düşünülebilir. “Zinaya yaklaşmayın” ifadesi de bu çerçevede, kişileri ve toplumu açık hayasızlığa, mahremiyet ihlaline, iffetsizlik isnadına ve kamu düzenini bozacak davranışlara götüren yollardan uzak durma uyarısı
“Sana, hep aşağı tabakadan kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?” “Onların yaptıkları hakkında benim ne bilgim olabilir? Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Bir düşünseniz! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
Biz hiçbir memleketi, kendilerine uyarıcılar gelmeden helâk etmedik. Bu, bir öğüt ve hatırlatmadır. Biz zulmedici değiliz.