Ekşi limon

Ekşi limon
@EksiLimon
Evli Sorusu olan buraya sorsun DM=X zaqa.net/Eksilimon Çok uzak, fazla yakın..
Boş işler müdürü
Kıdemli deli
Dünyadan uzak
Bakırköy
650 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Okurken zorlandıklarımızda bu gün...
8/10
·168 syf.··
2026 10. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 19:57
Ali Lidar, Z Raporu’nda kendi iç hesaplaşmalarını, hayatından kısa kesitleri ve anılarını bizlerle paylaşıyor. Kitap oldukça kısa görünse de sayfaların içine girdiğinizde mutlaka kendinizden, kendi yaranızdan bir parça buluyorsunuz. İtiraf etmeliyim ki, bu kitabı bitirmem biraz vakit aldı; adeta oyalana oyalana, sindire sindire okudum. Kitapta o kadar çok yara, o kadar çok "yara sarma isteği" var ki... Okurken arada kaç kere depresyona girip, kaç kere düşüp dizlerimi kanattığımı hatırlamıyorum bile. Resmen dert sahibi oldum; sonra da o dertleri öyle bir sattım ki, sonunda kar-zarar hesabı yapamayan birine dönüştüm. Kendi kendimizle hasbihal yapıyorduk ne güzel. Konu ne ara buralara geldi. Ben nasıl içimin acısından, kendimi can kırıklarıyla başederken buldum inanın bilmiyorum. Bir yandan kendimi sarmaya çalışırken, diğer yandan "imdat, can çekişen bir gençliğin yardıma ihtiyacı var!" diye hastane koridorlarında koştururken bulmuş olabilirim kendimi. Bu gecikmelerim, o yoğun duygu karmaşasından ve isyana bulanmış cümlelerin arasında kaybolmamdandır. Biliyorsunuz, ben inceleme yazma konusunda pek iddialı değilim; öyle büyük methiyeler dizemem. Benim incelemelerim genellikle kendi çapımda eğlenmek ve aslında biraz da kendi kendime konuşmak gibi... Tıpkı Ali Abi’nin bir meyhane köşesinde kadehini yudumlarken kendi kendine mırıldandığı o dertli ama samimi cümleler gibi. Özetle; samimiyet arayan, biraz durup içine bakmak isteyen herkes için naçizane tavsiyemdir. Okuyun, okutturun...
1000Kitap
Z RaporuAli Lidar · İthaki Yayınları · 20164,316 okunma
Reklam
Ben inceleme yazmak istiyorum Osman
Puan vermedi·129 syf.··
2026 11. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 23:43
Kafka’nın Milena’ya yazdığı o meşhur mektupların yanında, bir de Osman’a yazılan mektupları okumayalım mı yani? Ülkece Kafka’dan ne eksiğimiz var dedik ve bir kadının ayrılığın ardından eski sevgilisi Osman’a yazdığı o sarsıcı mektuplara ortak olduk. Kitap boyunca ana karakterimizin ismini hiç öğrenmiyoruz ama bir "Osman"dır gidiyor... Osman’a ise hiç söz hakkı tanınmamış; bütün sahneler, bütün duygular mektupları yazan kadına ait. "Bu Hikaye Gercekten De Senden Epey Uzun Osmancım!" Yazarın kalemine sağlık; okurken yer yer gülmedim desem yalan olur. Ancak bu eğlenceli dilin arkasında, ayrılığın her evresi o kadar gerçek işlenmiş ki... Toparlanma sürecini, toparlanmaya çalışırken aslında nasıl daha fazla dağılınabildiğini tüm çıplaklığıyla görüyoruz. Yazar, sadece bir aşk acısını anlatmakla kalmamış; aralara serptiği bilgilerle metni genel kültür açısından da zenginleştirmiş. Özetle; ayrılığa, özleme ve hesaplaşmaya dair gayet keyifli, bir o kadar da içten bir eserdi. "Osman" kim bilir şu an ne yapıyordur ama bu mektuplar kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum. Şimdiden herkese keyifli okumalar! Not: mektupları Osman okurken ne hissetti diye düşünmedim değil. Sonra da belki hiç okumamıştır dedim. Sonra da adını görmüşse kitap isimi olarak mutlaka okumuştur dedim. Osmancım burdaysan eğer seninde düşüncelerini bir miktar alabilir miyiz lütfen. Eminim diğer okuyucular da en az benim kadar merak içindedir. Öyle değil mi sahi?
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
Bazen iyilik adı altnda müdahale etmeyip yaşayıp görmek gerekiyor
Puan vermedi·200 syf.··
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 11:37
Hikaye; bir aile yemeğinde bir araya gelen üç erkek kardeş, eşleri ve babalarının etrafında şekilleniyor. Kitabın en çarpıcı yanı; her karakterin olayları hem kendi bakış açısından anlatması hem de dışarıdan nasıl göründüklerini yansıtması. Aile içinde sırların sırları kovaladığı bu atmosferde; önyargıların bizi nasıl yanlış yollara sürüklediğini ve insanları gerçekten tanımadan verdiğimiz hükümlerin ne kadar yanıltıcı olabildiğini çarpıcı bir şekilde görüyoruz. ​Herkese Kızıp Herkese Acımak ​Okurken kendimi sürekli bir duygu karmaşası içinde buldum; karakterlerin hatalarına öfkelenirken, bir sonraki sayfada yaşadıkları çaresizliklere acımaktan kendimi alamadım. Şermin Yaşar; hayatın sadece "bize" ya da "size" değil, "herkese" nanik yapabileceğini, o kusursuz görünen vitrinlerin arkasında aslında ne büyük fırtınalar koptuğunu ustalıkla işlemiş. ​Özellikle kitaptaki o kadın karakterlerin direnci ve inadı gerçekten dudak uçuklatacak cinsten; insan okurken bu kadarı da olmaz dedirten bir "şok" dalgasının içinde buluyor kendini. Ve tabii ki Emin... Bir öğretmen olarak sergilediği tutarsızlıklar ve karakter zayıflığıyla, insanın içinden "Başına gelen her şeyi hak etmişsin!" dedirten, hayal kırıklığı yaratan bir figür olarak zihne kazınıyor. ​Özetle; dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bir aile yemeğinin, aslında nasıl devasa bir hesaplaşma alanına dönüşebileceğini ve içimizdeki "el alem ne der" korkusunun bizi nasıl yalnızlaştırdığını anlatan sarsıcı bir deneyimdi.
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 15:56
Serinin aslında üçüncü kitabı olan ancak sonradan eklenen "+1" ile dördüncü sıraya yerleşen Hizmetçi İzliyor ile devam ediyoruz. Millie bacımızın artık evlenip çoluk çocuğa karıştığı bu kitapta sırlar tam anlamıyla aralanmasa da olaylar bir silüet gibiydi. Ancak "Tatmin oldun mu?" derseniz, maalesef cevabım "Asla" olur. ​Sonun yarısını her zamanki gibi tahmin edebildim, geri kalanı ise yine benim komplo teorilerime kaldı. Kitapta Hizmetçi 1'den bir konuğun gelmesine çok sevindim; her ne kadar üstünkörü geçilmiş olsa da onu tekrar görmek güzel bir detaydı. ​Yeni semt, yeni komşular ve yine faili meşhur bir cinayet... Peki, bu sefer gizemi kim çözecek? Millie mi yoksa diğerleri mi? Sır artık okumak isteyenlerin elinde. ​En büyük eleştirimi ise sona sakladım. Yazar, bir bölümde sanki "ben zahmet etmeyeyim" dercesine, serilerin üçüncü kitaplarının genelde iyi olmadığını ve sadece yazılmak için yazıldığını belirtmiş. Kendi özeleştirisini kendi yapmış diyebiliriz. Yine de kötü müydü? Bence değildi; çerez niyetine bir çırpıda okunacak, sürükleyici bir kitaptı. ​Okurken bana eşlik eden sevgili Beyzadem de çok teşekkür ederim, sayesinde okuma süreci kesinlikle çok daha keyifliydi. Herkese iyi okumalar! Kitapla kalın, sevgiyle kalın...
1000Kitap
Hizmetçi İzliyorFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
Nikahı mı deseydik acaba
Puan vermedi·80 syf.··
2026 7. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 19:46
"Kızımız Millie yine yapacağını yapıyor" diye giriş yapmamı bekliyorsanız biraz daha beklemeniz lazım. Çünkü bu kitapta Millie ile Enzo’nun düğününü ele alıyoruz; hem onları okuyacağız hem de Enzo hakkında biraz daha şüpheye düşeceğiz. Millie, harikasınız bebeğim! Birbirinizden sakladığınız o sırlar bakalım ilerleyen bölümlerde ortaya çıkacak mı? Merakla bekliyorum. Seri aslında dördüncü kitapta evliliklerinden devam ediyor, ancak okurlar arada bir boşluk hissedince "çerez niyetine" bu üçüncü kitap (ara kitap) çıkarılmış. Hayatımda okuduğum en çabuk biten kitaplardan biri oldu. Keşke her kitap—mesela Rus edebiyatı ya da genel olarak klasikler—bu kadar çabuk bitseydi! Şöyle bir düşündüm de, en çabuk bitirdiğim klasiklerden biri İnsan Ne İle Yaşar? idi galiba; ama o bile bu kitabın yanında bayağı uzun kalır. Klasikleri mi anlamaya çalıştığım için geç okuyorum, yoksa sıkıcı oldukları için içimde ölen dirayetimin yasını tutup taziyesini mi kaldırıyorum, orasını henüz çözemedim. Neyse, bu bir inceleme değil, yine tatlı bir sohbet oldu. Kendinize iyi bakın ve okumamazlık etmeyin. Zaten serinin dördüncü kitabına başlayacaksanız, bu kitabı öyle ya da böyle okuyacaksınız, kaçarınız yok! Beni burada "öyleydi, böyleydi" diye yemeyin yani, durum bu. Keyifli okumalar
1000Kitap
Hizmetçinin DüğünüFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,777 okunma
Reklam