Budala bak!.. Bu senin eserin... Hiyungyu artık yaşamıyor... Kürşad, bunun sebebi sensin. (Onu okşayarak) Hiyungyu... Baksana bana Hiyungyu... Esirleri kurtarmak için seni feda ettim değil mi?.. Bütün kâinatı senin için feda etmek lazım gelirken, seni esirlerin uğruna feda ettim. Ve hiç kimseyi de kurtaramadım. Kendime ve sana yaptığım bütün zulümlerin neticesi bu: Yüzlerce ölü... Benim gibi bir delinin arkasında taze ömürlerini bir kılıca veren bir sürü ölü... Ve bunların hepsinden, kâinatın başından beri ölenlerin hepsinden daha kıymetli olan sen... Esirleri daha kuvvetli bir adam kurtaracaktır, Hiyungyu... Bugün olmazsa yarın kurtaracaktır. Çünkü ancak esareti isteyenler esir olurlar ve bizimkiler artık bunu istemiyorlar. Onları kurtaracak birisi heralde çıkacaktır. Fakat seni kim kurtacak Hiyungyu?.. Bir milleti tekrar neşesine kavuşturmak, senin soluk dudaklarının kenarına ufak bir tebessüm vermekten çok daha kolaydır.
Sabahattin Ali
~Esirler
Aşk muhakkak bir hastalık... Aşık olduğumuzu ilk zamanlarda kendimizden bile saklamak istememiz zaten bunun bir hastalık olduğunu gösteriyor... Biz mütemadiyen: Değilim, değilim!.. diyoruz. Ve onu ancak, kolumuzu kımıldatamayacak kadar bize hakim olduğu zaman kabul ediyoruz.