Neden Ahmet karakteri bu kadar kötü gösterildi? Çok hoş bir hikaye ile başlamıştı kitap ama sonradan Sahra' yı koruyup kollayan, çok masum seven Ahmet; bir baktık korkak, yüreksizin teki olmuş. Yazar ne kadar Ahmet' i korkak, pislik gibi gösterse ve Emir' i annesi öldüğü için acılar çekmiş masum bir çocuk gibi gösterse de ben Ahmet' in tarafındayım. Emir bir melek gibi gösterilse de; bin tane kızla yatan, duygularıyla oynayan yetmezmiş gibi kendi iradesiyle hap kullanan bir de üstüne satmasına yardım eden ve hiç bir zaman değişmeyecek olan kötü karakter olarak kalacak bende. Ahmet de çok ama çok seven, sevdiğini koruyan kollayan, ona kendini değerli hissettiren delikanlı olarak kalacak hafızamda. AyçöreğiZeynep Sahra
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
*Kulak verin bu yazdıklarıma, pişman olmazsınız diye umuyorum.
*Spoiler içerebilir!
Seneler evvel and içmiştim bir daha asla watpad den çıkmış bir kitabı okumayacağıma. Sonra çok sevdiğim bir kitapsever önerdi, ardından en yakın arkadaşım... Yaz gününde okunması gereken hafif ve güzel bir kitapmış. Bu kitabı okuyup da kitaba aşık olmayan yokmuş. İnandım... İkinci kitap bitmek üzere ve ben kendimi Ömer Uçar gibi hissediyorum (EZEL)
Neyse geçelim yaşadığım trajedileri de kitaba dönelim. Kitabın ön ve arka kapağı güzel değil desem yalan olur. Zaten sırf arkasında yazanlar için aldım kitabı, gözüme farklı bir hikaye gibi görünmüştü o sıralar. Sonra ah o ilk sayfalar... Ben o ilk sayfalarda kitabı dünyanın en tatlı kitabı olarak ilan ettim. Farklıydı.... Ilk defa kültürümüzü gördüm, şaşırdım. Hepimizin çocukken oynadığı o sıcak mahalle, küçük bir dükkan, sıcak komşular, samimi arkadaşlıklar, çay... Sonrasında Sahra kızımızın o masum sevgisi... En yakın arkadaşı olan Erva' nin abisi, ona her gün ayçöreği alan Ahmet'e âşıktır Sahra çocukluğundan beri.
Buraya kadar her şey o kadar güzeldi ki. Aniden hikayeye Yaseminler, Çakma Romeolar, Kelebekler girdi. Hep içimde bir umut vardı. Bu kızımız da gidip; her gün başka bir kızı koynuna alan, aşırı yakışıklı, bir o kadar da çapkın ama aslında geçmişte saklı acıları olan çocuğa aşık olmayacak diye teselli ettim kendimi. Ah işte kaçınılmaz son! Şu an ikinci kitabın yarısındayım ve bilin bakalım ne oldu? Gül gibi temiz beyefendi Ahmet gitti Yasemin ile nişanlandı. Esas kızımız da şu an Çakma Romeo' nun haplarıyla haplanmakla meşgul.
Kitapta çok sinirimi bozan bir noktaya değinmek istiyorum. Alın teri dökenlerin gece gündüz çalışarak kazandığı tıp fakültesi sizin onu bu kadar asağılamanız ve küçük düşürmeniz için ne yapmış olabilir? Yok
AyçöreğiZeynep Sahra · Ren Kitap · 201811,4bin okunma