"Yıllarca yaşanmış hayatlar var; çizilmiş tablolar gibi. Hepimiz onlara bakıp aynısını yaşamak istemiyor muyuz? Oysa ben yeni bir renk yaratmak istiyorum orada. Belki de güzelim tabloya bir çizik atıp onu mahvetmek..."
Kelimeler, ibarenin içinde, tımarhaneden fırlayan akıl hastaları gibi koşuyor. Hepsinin sırtında aynı urba, bakışlarında aynı mânâısızlık. Nesir yok artık. Nazım var mı ki?
"Ah bu insan yüzleri! Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız, istediğimiz kadar bol hasletler, adilikler, iyilikler, kötülükler, delilikler, akıllılıklar, sevdalar yüklediğimiz insan yüzleri!"