Ben... Ben kelime dağarcığı, sonsuz düşmanlarının yüzleriyle kabarmış ve uzuuuun hatta çok çok uzun bir zamandır ruhunda yara alacak toplu iğne ucu kadar bile yer kalmamış biriyim...
Oblivium Sempiternum Daemonis...
Ölçülü olma (her şeyin ortası) öğretisi ilgi çekici değildir ve ben gençken bu düşünceyi küçük görüp reddettiğimi anımsıyorum, çünkü o günlerde hayran olduğum şey, kahramanlık gerektiren aşırılıklardı. Ne var ki, gerçek her zaman ilgi çekici değildir ve birçok şeye, başka bir nitelikleri olmadığı halde, ilgi çekicilikleri yüzünden inanılır. Ölçülü olmaya gelince, ilgi çekici olmayabilir, ama pek çok durumda yararlı olan bir öğretidir.
Sevgi
Hoşnutsuzluk ile heves kırıklığının başlıca nedenlerinden birisi, insanın sevilmediği duygusuna kapılmasıdır. Bunun aksine olarak, seviliyorum duygusu da, keyfi artırır. Bir insan, sevilmediği duygusuna birçok nedenlerden kapılabilir. Ya kendisinin hiç kimse tarafından sevilemeyecek derecede kötü bir insan olduğuna inanmıştır ya çocukluğunda fazla sevilmemiş ve bunu kabullenmek zorunda kalmıştır ya da gerçekten hiç kimsenin sevmediği bir insandır. Bu sonuncusu, çocuklukta uğranılmış bir talihsizlik nedeniyle kendine güvenini yitirmiş olmaktan ileri gelebilir. Sevilmediğini sanan kimse, değişik davranışlarda bulunur. Sevilmek için büyük çaba harcar; örneğin, görülmemiş iyilikler yapabilir. Ama bunda başarısızlığa uğraması çok olasıdır, çünkü iyiliğin asıl nedeni, iyilik görenlerce kolayca anlaşılır; oysa insanın yapısı, sevilmeyi az isteyenlere sevgi göstermeye uygundur. Sevgiyi iyilik yaparak satın almaya çalışan, karşılaştığı değerbilmezlik sonucunda hayal kırıklığına uğrar. Hiç aklına getirmez ki, satın almaya kalkıştığı sevginin değeri, yaptığı maddi özverinin çok üstündedir; zaten o da bunun böyle olduğunu bildiği için, böyle davranmıştır.