Ophelia Valley #1 Saklambaç N. G. Kabal
Bu kitaba başlarken dürüst olayım mı? Beklentimi çok yüksek tutmamaya çalıştım. Çünkü tür olarak daha genç yetişkin – kasaba gerilimi havası alıyordum ve açıkçası ilk sayfalarda tam da düşündüğüm gibi ilerledi. Amigo kızlar, partiler, popüler grup, içki, yüzeysel diyaloglar… Hatta bir ara “Eyvah, bu tam Wattpad enerjisi” dediğim yerler oldu. İlk yüz sayfa benim için biraz sabır testiydi diyebilirim. O noktada puanım 7 civarındaydı.
Ama sonra yavaş yavaş bir kırılma yaşadım.
Hikâye derinleşmeye başladıkça, özellikle Ansel’in iç dünyasına indikçe kitap bambaşka bir yere evrildi. Çünkü Ansel öyle klasik “gizemli kız” karakterlerinden değil. Gerçekten problemli. Gerçekten kırık. Gerçekten sağlıksız bir zihne sahip. Ve yazar bunu romantize etmeden, cilalamadan vermiş. Onun yalnızlık hissi, kimseye güvenememesi, sürekli tetikte olması, kendine zarar veren düşünce yapısı… Bunları okudukça karakter bana daha gerçek gelmeye başladı.
Sanırım kitabı asıl sevmeye başladığım yer tam olarak burasıydı. Eğer sadece cinayet ve gençlik dramı okusaydım büyük ihtimalle bu kadar etkilenmezdim. Ama işin içine psikolojik gerilim girince, o karanlık zihin yapısını okumaya başlayınca “Tamam, şimdi oldu” dedim.
Cinayet kısmına gelirsek… Bu kitap bence klasik bir polisiye değil. Eğer detaylı soruşturma, adım adım ipucu çözümü, teknik analizler bekliyorsanız aradığınızı tam bulamayabilirsiniz. Cinayetler var ama daha çok arka planda bir tehdit gibi duruyor. Ön planda olan şey sırlar. Herkesin bir şey saklaması. Kimsenin göründüğü gibi olmaması. Ve en önemlisi, insanın kendi karanlığından kaçamaması.
Dedektif Wallace ile Ansel arasındaki gerilim hoşuma gitti ama bunu büyük bir romantizm olarak görmedim. Daha çok zihinsel bir çekişme vardı aralarında. +18