"Ne hoş bir güzelliği vardır; hafif adımlarla,dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların, onurlu bir yaşamı seçenlerin."
"Ne ekerseniz, onu biçersiniz! Ne pişirirseniz, onu yersiniz! Eğer gençliğin ruhunu tarım yapılmayan bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada ısırgan otları ve dikenler yetişir. Anne-babaların, çocuklarının beyinlerini ve kalplerini işlemeden kendi haline bırakmaları, akla ve vicdana uygun değildir. Hatta böyle bir ihmal, ahlâksızlıktır, cinayettir. Çünkü çocukların iyi terbiye görüp görmemesi meselesi, yalnız anne-babayı ilgilendiren bir mesele olmayıp, aynı zamanda toplumu ve devleti de ciddi bir şekilde ilgilendiren hayati bir meseledir.
İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın. Özgürlükler alanında da halka dilediğiniz kadar haklar tanıyınız. Sosyalizmin veya liberalizmin sihirli gücüne dilediğiniz kadar inanın. Eğer çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç olarak atılırlarsa, yasalar ve bütün sosyal haklar var olmasına rağmen toplumsal hayat yine de sönük ve ruhsuz olacaktır."
"Her ne kadar bu hikâyenin kendi canavarları olsa da, bunları iyi ya da kötü diye ayırabilmenin kolay olmadığını gördüm. Sonuçta bu, gerçek insanlar ve onların farklı çaresizliklerinin birbirine çarpmasıyla ilgili bir hikâyeydi."
Sayfa 371 - Karakter Adı: Pippa Fitz-Amobi·Kitabı okudu