Babam bu kadar okumama kızar, bazen romanları alıp atar, bazen geceleri odama ışık vermezdi. Fakat benim her şeye bir çare bulduğumu, küçük kaytan fitilli idare lambasının ışığı altında kendimden geçerek Paris Esrarı’nı veya Sefiller’i okuduğumu görünce tazyikinden vazgeçmişti.
Artık hiçbir şeyin değişmesine imkân yok... Lüzum da yok. Demek böyle olması icap ediyormuş. Yalnız söyleyebilsem... Bir kişiye olsun içimdekileri dökebilsem... Bunu sahiden istesem bile artık böyle bir insan bulmama imkân yok... Bende arayacak hal kalmadı... Kalsa da aramam...