Okumak mağlupların işidir!
Ben bu dünyanın düzenini değiştirecek olanım. Kahramanlarınızı öldürmeye geldim. Çünkü nerede bir kahraman varsa orada zulüm de vardır.
Muzaffere'e göre insanlar dünyayı değiştiremezdi. Dünyayı, ancak kendisi değiştirebilirdi. Seller, depremler, salgınlar, buzdağları, göktaşları... Tabiat, milyonlarca yıldır hep yaptığı gibi, lüzum hasıl olduğunda sahneye çıkacak, insan denen habis uru yeryüzünden kazıyıp meselenin icabına bakacaktı. O vakte kadar, moda tabirle, çok da kasmaya gerek yoktu.
Elif cır cır konuşuyor:
"Yapma kendine bunları Timur! Seni tanıyamıyorum artık. Sen kendini tanıyabiliyor musun?"
Sesim kötü çıkıyor. Hırıltılı.
"Gözüm bir yerden ısırıyor kendimi ama o kişi değilim artık."
Yıllar sonra o günleri düşündüğümde şunu çok daha iyi anlıyorum ki ikimizin de ortası yoktu o zamanlar, hiçbir şeyin ortasını kabul etmeyen tiplerdik. Hiçbir şey yarım yamalak olamazdı bizde. Rezaletse tam olacaktı, nezaketse tam. Seveceksek bütün gücümüzle sevecektik. Sevmeyeceksek bütün gücümüzle nefret edecektik. Herşeyimizi verecek ve hiçbir şey istemeyecektik. Yahut hiçbir şey vermeyecektik ve bütün dünya bizim olacaktı. Bu yüzden en sevdiğimiz film Scarface'di zaten. Hiçbir nesil Scarface filmini bu kadar yanlış yorumlamamıştır.