Okumak mağlupların işidir!
Ben bu dünyanın düzenini değiştirecek olanım. Kahramanlarınızı öldürmeye geldim. Çünkü nerede bir kahraman varsa orada zulüm de vardır.
O an durdum ve şöyle düşündüm: Umarım öyledir. Hatta, keşke öyle olsa! Bir yerlere geç kalmış olma korkum bir anda bambaşka bir duyguya dönüştü. Neredeyse bir umuda... Eğer uyuyakalmış ve bu yüzden 'geleceği' kaçırmışsam, bu harika olurdu! Böylece gelecek geçmişte kalmış olur ve benim için konu kapanırdı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Aslında haklısın galiba. Kaçacak bir yer yok. Dünyanın her yerinde aynı dümen dönüyor. Çünkü insanın düşünce biçimi böyle! Konuştuğu dile bile yansımış! Mesela, Türkçede sadaka diye bir şey var. Ve bu kelime, yine Türkçedeki başka bir kelimeyle aynı kökene sahip. O kelime de sadakat. Niye sence? Çünkü birilerinin sana sadık kalmasını istiyorsan onlara sadaka vereceksin! Ama tabii bunun için de ilk yapman gereken şey, insanları sadakaya muhtaç hale getirmek! Ayrıca..."
Türkiye'deki aile yapısı çocuk kalmış yetişkinler üretiyordu. Hatta çocuk kalmış yetişkinler, nüfusun çoğunluğunu oluşturuyordu. Öyle olmasa Türkiye'de devlet baba, denir miydi?
Ve elbette çocukları arasında ayrım yapacak, toplumun bir kesimine aşırı ilgi gösterirken, diğer kesimini sürekli eleştirecek ve ona düşmanca yaklaşacaktı. Böylece ülke denilen evde, hiç bitmeyen bir çatışma, bir rekabet ortamı yaratacaktı.