Esir şehrin insanları ile başlayan üçlemenin ikinci kitabı olan esir şehrin mahpusu o kadar akıcı ki başından kalkmak istemiyorsunuz. Birinci kitapta Selim paşanın oğlu olan Kamil bey vatanındaki gelişmelere kayıtsız bir hayat sürerken yurda dönüşü ile bir aydınlanma yaşıyor ve dönüşüm geçiriyordu. İkinci kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde başka bir tevkifhaneye nakledilmesi ile külhanbeylerinin, katillerin ve ayak takımının olduğu bir kısma yerleştiriliyor. Burayı okurken zorlanabilirsiniz çünkü argo kelimeler, cinsel sapkınlıklar, adam kayırmalar, dolandırıcılıklar çok net bir şekilde mahkumların hikayelerine de değinilerek bolca aktarılmış. 2. Kısımda ise aynı hapishanede başka bir koğuşa verilişi ile kendini rahatça ifade edebildiği insanların içinde buluyor kendisini. Kitap o dönemdeki bürokratik yapının ve insanların çürümüşlüğüne de çokça değiniyor. Yurtta işgale karşı süren savaşa dair gelişmeler ile Kamil beyin aile içi gelişmeleri de kitabın yan konularını oluşturuyor.