“Çöpçüsünden züppesine kadar herkes, cinai cömertliğinin kesesinden
harcar; hepsi, mutluluk reçeteleri dağıtır; hepsi, herkesin adımlarına
yön vermek ister: Ortaklaşa hayat, bundan ötürü tahammül edilmez
bir hale gelir; insanın kendi hayatı daha da çekilmez olur: Başkalarının
işlerine hiç karışmadığı zaman kişi kendi işleri için o kadar endişe
duyar ki, kendi "benliği"ni bir dine çevirir, yada tersten havarilik
yaparak "benliği "ni yok sayar: Evrensel oyunun kurbanıyızdır ...”
“Burda, gelen gelir, alan alır, vuran vurur, vurulan ölür. Kim vurdu? Diye sorarsın. Kimse bilmez. Herkes bilir. Hiçbiri ağzını açıp söylemez. Bırakırsın. Çünkü vuranı bir başkası vurur. Diyeceksin ki, Peki hukuk nerde, kanun nerede? Dağın hukuku, kanunu da bu, Öğretmen.”