Müallime dudak büken ey gafil uyan…!
Para değil bu mesleğe onu bağlayan
Müallimliğin sihirli bir iptilasıdır…
Ölecekler bırakmadan belki bir iz
Fakat dünkü talebeler, bunu biliniz:
Müallimler, asrımızın evliyasıdır…
“Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya
En büyük şey, en asil şey küçülür burda.
Burda yalan para eden biricik iştir
Burda her şey yapmacık, bir gösteriştir.
Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
Kimi gider vatan için can verir, yalan!
Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır
Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
Bu dünyada herkes sinsi, herkes cılızdır.
Her büyüklük cüzam gibi dökülür burda
En muazzam ölüm bile küçülür burda.
Benim kafam acayip bir dimağ taşıyor
Her dakika insanlardan uzaklaşıyor.
Zaman zaman mağlup olsam bile etime
İnsan olmak dokunuyor haysiyetime.”
“Çöpçüsünden züppesine kadar herkes, cinai cömertliğinin kesesinden
harcar; hepsi, mutluluk reçeteleri dağıtır; hepsi, herkesin adımlarına
yön vermek ister: Ortaklaşa hayat, bundan ötürü tahammül edilmez
bir hale gelir; insanın kendi hayatı daha da çekilmez olur: Başkalarının
işlerine hiç karışmadığı zaman kişi kendi işleri için o kadar endişe
duyar ki, kendi "benliği"ni bir dine çevirir, yada tersten havarilik
yaparak "benliği "ni yok sayar: Evrensel oyunun kurbanıyızdır ...”