Benim derdim şu anda Hatay!
Günlerdir yüreğim ağzımda Hatay'dan gelecek haberleri bekliyorum. Yattığım yerde zaman mefhumumu kaybedip çok sık sormuş olmalıyım ki Kılıç Ali;
“Hatay bize geçsin, vallahi sizi hemen Hatay'a götüreceğim," demişti geçen gün.
“Hatay bize geçecek," dedim, "ama benim yürüyecek halim olacak mı?"
“Yürümeyin efendim, sizi ben başımın üzerinde bizzat taşıyarak götürürüm trene... Sonra ver elini Hatay!"
Aşkın ne yüce bir duygu olduğunu sayesinde öğrenmiştim.
Madem "Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer," demişler, ben belki de hayali cihana değecek aşkı tatmak için sürülmüştüm Sofya'ya!
Ey her an patlamaya hazır bomba gibi ilk gençlik dönemi ömrümüzün! Zaman her birimizi acımasızca yontacaktı; düşman çizmesi altındaki ülkede siyasi fikir ayrılıklarının teferruat bile sayılmayacağını yaşayarak öğrenecektik biz
Harbiyeliler!