Elif karakuş

Elif karakuş
@Elfemrah
İskenderun
35 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Bir yandan da gözlerinin önünde anılar canlanıyordu. Her biri birer kıymık gibi geçip. giderken yüreğine saplanıyordu... “İnsanın karşısına hayatın sunduğu o nadir fırsat, o eşsiz kısmet yalnızca bir kez çıkar. İşte o an geldiğinde, cesaretle sarılmasını bilmelisin. Ne yaparsan yap, kaderinden kaçamayacaksın,” diyordu içindeki bir ses.
Sayfa 470
Reklam
Şehirlerden, insanlardan uzakta bir evimiz olsun isterdim. Bir penceresinden bakınca uçsuz bucaksız deniz görünmeliydi. Alabildiğine vahşi ve çılgın bir deniz. Kimi gün açılıp açılış kapımıza kadar gelmeliydi dalgalar. Tuzlu köpükler saçlarımızı ıslatmalıydı. Geceleri denizin uğultusu kulaklarımızdan hiç eksilmemeliydi. Serin bir rüzgâr esmeliydi ansızın, iliklerimize kadar üşümeliydik. Ocakta yanan odunların parıltısında gözlerinin en açık rengini görmeliydim. Alevlerin aksi yüzüne vurmalıydı, öptükçe yanmalıydı dudaklarım. Sonra odunlar sönmeliydi, korların kırmızılığında sevmeliydim seni sabaha kadar... Pencereden giren günün ilk ışığı bizi uyanık bulmalıydı. Uykusuzluğumuzun farkına varmadan yeni bir günün ilk saatlerini yudum yudum içmeliydik. Sonra güneş biraz yükseldiği zaman uykuların en güzeli, en dayanılmazı
Sayfa 264
Ben içime dönerim bilirsin. Gidecek başka yerim kalmayınca, içimdeki kör kuyuya.
Alıntı
Söyleyin lütfen! Aynı yemeği yiyoruz, aynı kışlarda üşüyüp aynı yazlarda terliyoruz, aynı silahlarla vurulup aynı ilaçlarla İyileşiyoruz, etimiz kesildiğinde sizden de bizden de aynı renk kan akıyor, gıdıklanınca gülüyor, acının karşısında ağlıyoruz. Insan olarak her konuda aynıysak hangi konuda ayrılıyoruz?
Yaşlı kadın başı öne eğik bir halde elindeki tespihle sessizce oturuyordu. Tespihin her bir tanesinde geçmişten kalan bir hüznü tamir etmek ister gibi tevekkülle susuyordu. Genç kız gülümseyerek odaya girip, elindeki bir bardak açık çayı usulca kadının yanına bırakıp odadan çıktı. "Bahtı güzel olsun" diye mırıldandı yaşlı kadın. Bu ülkenin merhametli kadınları, genç ve güzel kızlarını bu duayla sarıp sarmaladılar; "Bahtı güzel olsun." Çünkü en iyi o kadınlar bilirler ki, bu ülkenin genç ve güzel kızları hüzne en yakın insanlardır. Bu topraklarda güzel kadınların yaşamaları muhtemel çok acı var. Bu güzel kızları koruyabilmek için, ellerindeki tek çareye, içten bir duaya sığındılar. Başka türlüsü ellerinden gelmiyordu çünkü. Bahtı güzel olsun!
Sayfa 34