Andadır râz-ı adem sırr-ı vücud Hiçtir yoktur bekâdır adı aşk
Eylemekdir kendüyi mahz-ı recâ Cümleden kat'-ı recâdır adı aşk
Cân u cânândan müberra muttasıl Bir bilinmez müddeâdır adı aşk
Şimdi Galib bir şeh-i âlî-cenâb Gönlümüzle âşinâdır adı aşk
Yokluğun gizemi ve varlığın sırrı ondadır, hiçliktir, yokluktur, daim varlıktır, adı aşk. Kendini yalnızca umut eylemek ama her şeyden de umudu kesmektir, adı aşk
Her zaman can ve canandan uzak, bir bilinmez iddiadır, adı aşk
Ey Galih, işte şimdi yüce yaratılışı bir sultan gönlümüzle içli dışlıdır ki O'nun adı
dahi aşk
Şeyh Galip
"Derd-i mihnetdir beladır adı aşk.
Bir marazdır ibtiladır adı aşk"
Öyle zorlu bir derttir ve beladır ki adı aşk,
bir hastalık ve hatta tutkudur ki, adı aşk
"Halife Leyla'ya dedi ki; o sen misin? Mecnun'un aklını başından alan, perişan eden ve dahi kendinden geçiren sen misin?
Senin diğer güzellerden ziyade bir yanın yok ki! Leyla şöyle dedi; sus!
Zira sen Mecnun değilsin."
KARAR VERDİM Kİ İstanbul'dan çıkıp Konya'ya gideceğim. Oralarda ellerimi toprağa sürüp gözlerime sürme diye çekece- ğim. Aşkı aşkla yıkayıp aşka düşeceğim. Bunca yangına bu diyar dayanmaz. Aslı ateş olan beldeye gidip yanmışların şahından sanat-ı aşkı tedris edeceğim ve öğreneceğim.
Yarından tezi yok ki çıkmalıyım yola. Pederime ve hatta va- lideme bile bu fikrimden bahsetmemeliyim ki, beni bu içi fikrim- den döndürmesinler.
Aşk... Ben senin diyarına pervane misal şem'e yanmaya geli- yorum. Aşk, sana geliyorum.
ARADIĞIN ŞEY kaybettiğindir ancak. Aşk buhranlarda ak- Alına düşüyor insanın. Yârini kaybedince yanıyor âşık. Öyle yanıyor ki varlığında bilmediği ne varsa bir bir anlıyor. Aşk bir tuhfe-i ilahidir. Sana geldiğinde yapış ki ona, kaybetmeyesin. Acı tohumu ekmezsen gönlüne kızıl güller deremezsin.