Örneğin psikolog ve evlilik uzmanı John Gottman,boşanmış insanların ve mutsuz evlilik geçirenlerin kan örneklerini incelediğinde bağışıklık sistemlerinin zayıfladığını,daha az beyaz kan hücrelerinin olduğunu ve bunun bulaşıcı hastalıklarla mücadeleyi zayıflattığını ortaya çıkardı.Çeşitli ev ortamlarından okul öncesi çocukların örneklerini incelediğinde,huzursuz aile çevrelerinden gelen çocuklarda kronik olarak yükselen stres hormonları buldu.
Ailelerin konuştuğu,deneyimlerini,değerlerini ve daha fazlasını paylaştığı yerlerden biri yemek masasıydı.Artık eski bir gelenek bu,yerine getirilmekten çok çiğnenen bir gelenek.USA Today gazetesi yirmi beş yıl önce,insanların giderek daha çok hissettiği "zaman darlığı" üzerine bir araştırma yapmıştı.Ortaya çıkan uyarı niteliğindeki istatistiklerden birine göre,hayatın beş sene öncekinden daha telaşlı olduğunu ve aileyle yemek masasında oturmak gibi şeyleri artık yapamadıklarını söyleyen aileler yüzde 60 oranındaydı.Günümüzde ergenlerin yaklaşık yarısı evde aileleriyle düzenli yemek yediklerini söylüyor.Bağımlılık ve Madde Kullanımı Ulusal Merkezi'ne göre, haftada beş ila yedi kez ailesiyle yemek yiyen gençlerle kıyaslandığında,aileyle seyrek olarak (haftada üçten az) yemek yiyen gençlerin sigara içme ihtimali dört kat,alkol kullanma ihtimali iki kat,marihuana kullanma ihtimali iki buçuk kat ve gelecekte uyuşturucu kullanma ihtimali neredeyse dört kat daha fazla.
Bebeklik ve çocuklukta bize ilk bakanlara önce anne,sonra da babaya bağımlıyızdır,acıktığımızda karnımızı doyurmaları ve tehlikede olduğumuzda bizi korumaları için.Bir başka deyişle ebeveynlerimiz,biz kendi kendimizi idare edene kadar stres düze yimizi yönetirler ve onların strese tepki verme biçimi,bizim stres tepkimizin gelişimini etkiler.Annelerimizle ilk etkileşimimiz,gelecekte insanlarla temasımızda vereceğimiz tepkilerin bir şablonunu oluşturacaktır.Fakat son zamanlarda bir problem var: Modern çağın gereklilikleri nedeniyle anneler devamlı baskı ve stres altında.Ve eğer bir anne stres altındaysa,kendisine bakılmıyorsa,küçük çocuklarına da istikrarlı bir şekilde bakması pek olası değildir.Dahası,stres toplumsal sistemlerle düzenlenir.Toplumsal ilişkilerde yer alan beyin bölgeleri,stres tepkisini kontrol edenlerle aynıdır.Beraber gelişirler ve dolayısıyla stres tepkisindeki gelişim sorunları,toplumsal ve duygusal işlevlerin gelişimine müdahil olabilir.
Tarih boyunca insanların büyük çoğunluğu çok nesilli,çok aileli gruplar formunda yaşadılar.Dolayısıyla ister istemez çocukların etrafı yetişkinlerle çevriliydi.Esasen tabloda iki ebeveyn ve diğer bakıcılar olurdu: Kardeşler,büyük anne ve babalar,amcalar,dayılar,halalar,teyzeler ve kuzenler.Ancak günümüzde,dersliklerde yirmi öğrenciye bir öğretmenin düşmesi,evde sadece bir ya da iki yetişkinin yaşaması ve geniş aile fertleriyle aradaki mesafenin büyük olması,çocukların yetişkinlerle ilişkilerinin çok daha az olmasına yol açıyor.