Yoksul, zavallı basit insanlardı. Şimdiye kadar birçok derdi, kederi birlikte yaşamışlardı. O yüzden artık yakınmamayı da öğrenmişlerdi. Orada öylece durup, başlarını eğmiş, acıya katlanıyorlardı.
Paraları her şeyden çok severdi. Para gördü mü, "Amma da güzel bir şey! Daha güzelini görmedim. Doyurman gerekmez, susuzluğunu gidermen gerekmez, çok yer kaplamaz, cebe sığar, düşse bir yeri acımaz! Daha ne olsun?" derdi.