“Bir İdam Mahkumunun Son Günü” kitabı bana kalırsa olaydan çok his anlatıyor.
Bir insanın ölümü beklerken içinden geçenleri, yaşamı geç fark edişini, insanlığın acıya olan körlüğünü tokat gibi yüzümüze vuruyor.
Victor Hugo zaman geçtikçe ölümün soğukluğunu, insanların ilgisizliğini, yaşamak isteğinin nasıl kıymete bindiğini o kadar sade ama tok bir dille anlatıyor ki…
Son sayfayı kapattığınızda, aslında kitap bitmiyor.
Bir süre başlıyorsun düşünmeye;
“Ben olsaydım?”
“Adalet ne, vicdan nerede?”
“Hayat neden hep erteleniyor?”
"Hayat… Hayat! Benim gençliğim, benim güzel günlerim, özgürlüğüm, hepsi gözümün önünden geçiyor ve hepsi bu gece bitecek.”
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş (As I Lay Dying), José Saramago’nun derin ve düşündürücü bir şekilde hayat, ölüm ve insanın varoluşsal sorgulamaları üzerine yazdığı bir eserdir. Saramago, ölümün kendi yasalarını yaratırken, insanların buna nasıl tepki verdiğini, ölümün arkasındaki gizemi ve yaşamla olan ilişkisini oldukça ilginç bir şekilde işliyor. Kitap, ölümün bir anda gelip gitmesiyle insanların yaşamın değerini nasıl yeniden keşfettiğini, korkuyu ve kabullenişi derinlemesine irdeliyor.
Kitap, ölümün gerçekten ne olduğunu, ona nasıl anlam yüklediğimizi ve bu süreçle nasıl başa çıkmaya çalıştığımızı sorgulatıyor. İnsanların ölüm karşısında yaşadığı çeşitli duygular - korku, kayıp, isyan ve nihayetinde kabullenme - oldukça sade ama etkileyici bir dille anlatılıyor. Bu kitabın senin gibi hayata dair derin düşünceler içinde olan biri için ilham verici olacağını düşünüyorum. Özellikle de hayatın geçiciliğini ve ölümün bizi nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışıyorsanız süper bir kitap diyebilirim.
Saramago’nun anlatım tarzı ise oldukça özgün ve farklı; kelimeler arasındaki bağlantıları çok dikkatli ve anlam yüklü seçiyor. Her bir cümlede daha derin anlamlar keşfetmek mümkün. Bu kitap, hayata bakış açınızı derinden etkileyebilir çünkü insanın ölümle nasıl yüzleştiğini, kayıplarla nasıl başa çıktığını ve tüm bunların insanın yaşamını nasıl dönüştürdüğünü keşfederken, sizi de bir düşünce yolculuğa çıkarabilir.
Resulullah azrail’i yolda görse tanırdı;
ben azrail’i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.