Elif Ecmel

"Hayatımın o döneminde, yani henüz umutsuzluğu tatmamış kadar gençken, yani insandan çok tül gibi, köpük gibi, kanat gibi, havai, uçuşkan bir şeyken, geleceğin muhakkak geçmişten daha iyi olacağına dair safça bir inanç taşıyordum."
Sayfa 48·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Oysa sen kolay kolay terk edemeyecek kadar düşkünsündür hüznüne. Barışamayacak kadar da küskün. Eskiden de böyleydin; onunla büyüyüp olgunlaşmaktansa, içinde kaybolup gitmek isterdin. Acı çekmenin insanı temizleyen bir yanı olduğuna inanırdın galiba; kendini kanatarak günahlarından arınmaya çalışan sofular gibi yaralarında nefeslenirdin. Mutluluğa atılmış adımlarla alay ettin hep, onları küçümsedin. Oysa yaralarıyla değil, kabuklarıyla olgunlaşır insan dediğin."
Sayfa 44·Kitabı okudu
"Galiba artık insanın insana yapabileceklerine hayret etmekten vazgeçmiş bir demdeyim.
Sayfa 13·Kitabı okudu
"Belki de mutluluk, hayatta bir anlığına hissedilen geçici bir tattır"
Sayfa 22·Kitabı okudu
"Tesadüfler doğru ânın gelmesini bekler, sanki her şey önceden kararlaştırılmış gibi. Ölüm sessizliği içinde bekler, sonunda sorunları çözecek kişi ortaya çıktığındaysa tüm gücüyle haykırır. Köşe bucak saklanırken kimselere görünmez, sonra böyle aniden gösterir kendini."
Sayfa 86·Kitabı okudu