Kore edebiyatının genç yazarlarından Cheon Seon-ran'dan yıllarla güçlenen ve köklenen dostluklara, en zor zamanlarda bile kaybedilmemesi gereken umuda ve kendini olduğu gibi kabul etmeye dair fantastik ve etkileyici bir roman olduğunu söyleyebilirim. Başlangıç bölümünde bir tık akıcılık sorunu olduğunu düşünsem de sayfalar ilerledikçe he heyecan hem de gizem artıyor. Sonda ise etkileyici bir finalle sonlandırıyor yazar bu macerayı.
Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, Liseye giden Wonwoo Park iki yıl önce gizemli bir şekilde ortalıktan kaybolur. Üzerindeki baskıdan dolayı kaçtı mı yoksa zorbalığa uğrayıp birileri tarafından öldürüldü mü bilinmiyor.
Teyzesiyle yaşayan lise öğrencisi Dokuz, son zamanlarda yalnız başınayken bile fısıltılar duymaya başlar. Bir gün gelen fısıltıların çevresindeki bitkilerden geldiğini fark ettiğinde aklını kaçırmaya başladığını düşünür ve koşarak teyzesine gider. Teyzesinden aldığı cevap onu şoka uğratır. Kendine ve ailesine dair keşfettiği büyük sır tüm hayatını alt üst edecektir. Yeni yeteneğini keşfeden Dokuz, kayıp öğrenci Wonwoo'nun kayboluşunun ardındaki sırrı öğrenmeye karar verir ve gizem dolu bir yolculuğa çıkar.
Benim için 8/10 luk bir kitap olduğunu söyleyebilirim. @yuzukitap kitabın çevirisi, sayfa tasarımı, aralarda yer verilen bölüm çizimleri ve daha pek çok şeyle beni oldukça etkiledi. Sırada yayınevinin çıkaracağı diğer kitapları okumak var
İste bu kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı:
"Bazı bakışların açtığı yaraları iyileştirmenin hiçbir yolu yoktu."
"Belki de mutluluk, hayatta bir anlığına hissedilen geçici bir tattır. Nasıl ki yediklerimize bağlı olarak tatlı, acı,buruk, baharatlı, ekşi ya da tuzlu tatları alıyorsak, mutluluğu da seçimlerimize bağlı olarak hissettiğimiz bir duygu gibi düşünebiliriz.