“mavi maviydi, ırmak ırmaktı; her ne kadar siddhartha’daki mavinin ve ırmağın içinde o biricik ve tanrısal varlık yaşamını sürdürüyorsa da, tanrısal varlığın hikmeti burada sarı, orada mavi, burada gökyüzü, orada orman, bir başka yerde siddhartha olmaktı. amaç ve töz nesnelerin arkasında bir yerde değil, onların içindeydi, her şeydeydi kısaca.”