O sırada hayat karşımda durmuş , bana gülümsüyordu sanki . İşte , karşımda duran bu güzel kıza gün geçtikçe daha çok çekiliyordum . Ona Karşı koyamıyor , karşı koyacak gücü kendimde bulamıyordum artık . Tamam , en fazla bu kadar sevebilirim dediğim her günün ertesi onu daha çok sever halde uyanıyordum .
~ Ulaş Tütüncü ~
Dostoyevski ' nin sözü geçiriyordu aklından.“ Aşağılık insanoğlu her şeye alışır. ” içinde olduğu koşullara alışan kendisi idi fakat aşağılık ona bu hücreyi reva görenler ...
Jimmy , yere düşen düzinelerce kağıt yığınının arasından bir tanesini alıp okudu . Kağıtta , Atatürk'ün Türk bayrağı önünde bütün heybetiyle poz verip söylediği bir söz yazılıydı :
“ Vatan mutlaka selamet bulacak , millet mutlu olacaktır . Çünkü kendi selametini kendi saadetini memleketi ve milletin saadeti ve selameti için feda edebilen vatan evlatları çoktur
Mustafa Kemal Atatürk . ”
Kayra , televizyonu kapatıp sol tarafındaki duvara asılı duran , ince tahtadan yapılmış gümüş renkli çerçevenin önüne gitti . Bu çerçevenin içine annesi ve babasıyla beraber çekildiği fotoğraf vardı . Üçü de oldukça içten gülümserken çekilmiş , şu an için Kayra ' yı hüzünlendiren bir fotoğraf ... Yedi yıl öncesine aitti . Annesi kırmızı bir penye ve mavi pantalon , babası askeri üniformasını giymişti . Kayra , kadraja bakmak yerine babasına bakıp gülümsüyordu . Gözlerinin dolduğunu hissederek başını önüne eğdi . Ağlamak istemiyordu . Fakat bazen ağlamak istemesek de gözlerimiz bizi dinlemez , kendi bildiğini okurdu ... Gözünden süzülen bir küçük göz yaşı ayaklarının dibine düştü
“ Size yemin olsun , sizi öldüren o ş**** kim destekliyorsa bu dünyayı onlara dar edeceğim yemin ederim bunu yapacağım ! ” diyerek yumruklarını sıktı