Ben bir kağıdım. Kırılgan ve ince. Güneşe tutulurum ve o içimde parlar. Üzerime yazılır ve bir daha asla kullanılamam. Bir tariftir tüm bu çizikler. Bir hikaye. Başkalarının okuması için bir şeyler söyler ama okuyanlar yalnızca sözcükleri görür, neyin üzerine yazıldıklarını değil. Ben bir kağıdım ve benim gibi pek çokları olsa da hiçbiri benzemez bana. Kat yerlerim var benim. Oyuklarım var. Islatırsan eririm. Ateşe verirsen yanarım. Sert ellere verirsen buruşurum. Parçalanırım. Ben bir kağıdım. Krılgan ve ince.
Secde izi taşıyan yüzleri seyretmek, bu yüzleri temaşa etmek için yeryüzündeki yollarda seyretmek gerekir. "... Onların işaretleri yüzlerindeki secde izlerdir.." (Muhammed 48/29)
Alınlarında secde izi olanlar, yol ayrımında oturup, yol arayanlara yol göstermeli, yol yordam öğretmeli, onları yol kesicilerin şerrinden korumalıdır.
Her şeyin kaybolduğunu hissetseniz bile, artık geleceğe bakmayı bırakmış olsanız bile, umutsuzluğun basamaklarını çok yavaş iniyorsunuz, birer birer, ama asla hepsini birden değil. Yemin ederim bunları yutmanızı engelleyen bir şey var beyninizde.