“Felaketlerin başlangıcında ve bunlar son bulduğunda hep biraz söz sanatı yapılır. Birinci durumda, alışkanlıklar henüz kaybolmamıştır, ikinci durumdaysa geri gelmiştir. Asıl felaket sırasında gerçeğe alışılır, yani sessizliğe.”
Başımda sanki bir kasırga var. Fikirler birer zavallı tane gibi onunla beraber uçuyor. Onunla beraber ben de dönüyorum. Yaşamak bu şüpheler ve felaketlerle yaşamak, kendimizi yıpratmaktan başka neye yarıyor? Ölüm ahretin müjdesi. … Gönül sarhoş geçen senelere hasretle ağlıyor. Başım sersem, felaket ömrümü kararttı. … Bu büyük kürenin içinde ben bir zavallı ferdim.