“Mademki deniz ruhuna sır verdi sesinden,
Gel kurtul o dar varlığının hendesesinden!
Son zevkin eğer aşk ise ummana karış, tat!
Kirpikleri süzgün o ihanet dolu gözler,
Aldanma ki sen susamış bir ruh, o bir aç;
Sen susamış bir ruh, o bütün bir ten biraz saç
Ummana çıkar burda bugün beklediğin yol
At kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol!”
Ahlak kadının tesettürünü değil, masumluk ve inceliğini ister. Bu ise bir başörtüsü, bir çarşaf ve sonra, dershaneleri ayırmakla mümkün olan bir şey değildir.