Öyle bir sarılmıştı ki! Bütün hayat durmuştu sanki. Benim için artık hayat mutluluk, sevinç ve huzur gibiydi. Nice sözlerimi yutmuştum ve şimdi belki de ken-dimi acının kollarına bırakıyordum. Bütün bunları ikinci kez göze almıştım ve sonunu bilmediğim bir yola yine aynı noktada başlamıştım. Konak bana ya cennet olacaktı ya da cehennem, kaderim artık Zümrüt Hanım'ın ellerindeydi ve bunu düşünmek bile içimi yeterince ürpertiyordu. İçimde yerli yersiz bir korku dolaşıyordu. Halil'in kulağıma fısıl-dayarak "Teslim oldum yüreğine, artık ne senden geçerim ne de aşkımdan" demesiyle daha sıkı sarıldım.