Adı:
Araz
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054455515
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Araz
Araz
"Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren.
Demem o ki dönecekmiş gibi gitmeyeceksin. Büyük git gideceksen uçsuz bucaksız, dursuz duraksız git. Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli. Hiçbir anıya, hiçbir dizeye, hiçbir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı, hasret dokununca uyutulmalı.
Gece inmişken ayak parmaklarına kadar, yahut gün doğarken... Yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın, duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin.

Ayrılık gurur duymalı seninle. Gidensen, sözün ayaklarına geçiyorsa, ayakların yakınımdan geçmeyecek! Ayrılığı seçtinmi büyük olacak ayrılık! Ayrılığı seçtin mi?..."
(Tanıtım Bülteninden)
102 syf.
·1 günde·1/10
Kahraman Tazeoğlu'nu sevmiyorum. Daha önce kitaplarını okumadım ama sözlerini ve şiirlerini çok gördüm. O sözler ve şiirler o kadar yapay geldi ki bana..
Genç kızların onun peşinden koşuşunu gördüm. Gereksizce değeri büyütülmüş biri bence. Ayrıca beni o insana karşı uzaklaştıran en büyük şey, kitapların kapağına kendi resmini koyması. Bir insan neden kendi resmini koyar? Bu ego değil de nedir?
Neyse, biraz da herkesin sevdiği bu muhteşem(!) kitaptan bahsetmek istiyorum. Kitap Kahraman Tazeoğlu ve sevdiği kız Araz hakkında. Araz bir sahil kasabasında yaşıyor ve Kahraman Tazeoğlu İstanbul'a geliyor bir gemiyle. Ayrılık.. İkisini de yıkan bir ayrılık. Aradan geçen zamanda Araz'a gönderilen mektuplar seyrekleşiyor. Sonra ne mi oluyor? Aslında çok da önemli değil. Wattpad tarzı bir aşk hikayesi işte. Pardon, ayrılık.
Kitabı o kadar çok gereksiz ayrıntıyla doldurmuş ki, çok sıkıldım okurken. Yani yazar oturmuş resmen, acaba ne yazsam da sosyal medyada paylaşılsa diye düşünmüş ve yazmış. Kısacası yazmak için yazılmış. Kitabın asıl hikayesi şu yazdığım incelemeden bile kısa. Siz düşünün vahim meseleyi..
Birde bu kitaba edebiyat diyen insanlar var. Merak ediyorum, hiç Sabahattin Ali, Kafka, Dostoyevski vs. okudu mu o insanlar? Zannetmiyorum. Bu kağıt israfına edebiyat diyen insanlara da hiç haz etmiyorum.
Kız (Araz) öyle konuşuyor ki, anlatamam. Her cümlesi özlü söz. Bir mektup yazıyor. Bi istanbula geliyorum diyor sadece mektupta. Mektup iki sayfa..
Kitaptan hiç alıntı yapmadım. Ben ki, bilen bilir okuduğum kitaplarda hoşuma giden her şeyi paylaşırım. Fazla paylaşım yaparım. Ama bu kitaptan paylaşım yapmadım. Yapamadım. Her cümle o kadar yapay ki. Kalple değil, akılla yazılmış cümleler hepsi. Sitede Kahraman Tazeoğlu'na ait alıntıları beğenmiyorum. Beğenmediğim bir şeyi paylaşamadım. Ama biliyor musunuz? Paylaşsam en az 500 tane alıntı yapardım. Abartı değil. Kitap sadece sözlerden ibaret.
Kitabın sonu kitabın gidişatı gibi hüzünlü. Ne gariptir ki, sulugöz olan ben ağlamadım. Ağlayamadım. Bu kitap beni neden ağlatmadı?
Bu kitabın bu kadar çok baskı yapıyor oluşu ve bu kadar okuru olması çok garip. Ve içler acısı..
Ayrıca bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Kahraman Tazeoğlu hep kızların güzelliğinden vs. bahsediyor. Kendi halinde, yalnız ve güzelliği dikkat çekmeyen bir kızdan bahsetmiyor hiç. Bu onun kızlara olan zaafını gösteriyor gibi. Ve bu beni nedense rahatsız ediyor. Güzel kızları gözleriyle yiyen erkekleri oldum olası sevmediğim hatta nefret ettiğim için belki.
Araz'ı severken o güzel dediği kızlara bakabiliyor. Onlarla sevgili olabiliyor. Sonra onları terkedebiliyor. Terketme acısını bilen biri neden terkeder? Nasıl terkeder?
Bu kitaba iyiki para vermedim. Tanımadığım biri hediye etti. Bu ne biçim hediye diyemedim. Belki ön yargılarım yıkılır diye okudum. Olmadı. Kahraman Tazeoğluna daha fazla soğudum.
Keyifli okumalar demiyorum. Bu kitabı okumayın. Zamanınıza yazık..
102 syf.
·10/10
Enfes bir kitap yorumunda bulunabilirim.. Kahraman Tazeoğlu'nun en iyi kitabı bana göre. Ardı ardına 3 defa okumuştum, kesinlikle tavsiye ederim...
  • Eyvallah
    7.1/10 (123 Oy)154 beğeni650 okunma58 alıntı6.493 gösterim
  • Başka
    6.8/10 (227 Oy)230 beğeni1.291 okunma321 alıntı5.762 gösterim
  • Kıyısızlar
    7.2/10 (234 Oy)245 beğeni1.137 okunma259 alıntı7.611 gösterim
  • Söz
    7.7/10 (148 Oy)197 beğeni627 okunma200 alıntı10.864 gösterim
  • Mavi Ev
    7.2/10 (164 Oy)160 beğeni571 okunma9 alıntı4.571 gösterim
  • Bambaşka
    7.5/10 (333 Oy)421 beğeni1.607 okunma502 alıntı11.350 gösterim
  • Mor
    7.3/10 (288 Oy)305 beğeni973 okunma194 alıntı7.060 gösterim
  • Susacak Var
    7.3/10 (89 Oy)98 beğeni406 okunma46 alıntı4.119 gösterim
  • Aşkla Kal
    8.2/10 (367 Oy)415 beğeni1.096 okunma424 alıntı11.537 gösterim
  • Seni İçimden Terk Ediyorum
    7.1/10 (75 Oy)94 beğeni324 okunma31 alıntı2.588 gösterim
102 syf.
·10/10
çok çok güzel bir kitap. okurken ağladığım kitaplardan biri beni en çok etkileyen kısım ise adamın ayrıldığı sevgilisinin fotoğrafını dilenciye vermesiydi. o kısım beni çok etkiledi...
102 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
kahraman tazeoğlu bu kitapta en çok ayrılıktan bahsetmiş. demek istediğim ' gittin mi hiçbir iz bırakmadan, birdaha geri dönmemek uzere gidilmesi gerektıgını anlatmış. kitabı anladıgım kadarıyla okumak için sevgilisini, bırakıp arkasına bile bakmadan istanbula giden bir Kızın ardındakı gencın ask dolu satırları...yazar bu kitapta agırlıklı olarak aşkı anlatmış , özellıkle ayrılığı anlatmıs ..ayrılığı öyle bır anlatmıs kı ayrılıktan korkar oldum. Eger ki birsey yapacaksan düşünüpte yap , arkana bakarak yap ki kımseyı hayal kırıklıgına ugratma. Kısacası güzel , duyguların yogunlukla bahsedılmıs , okuma değer bir kitap .
102 syf.
·1/10
Ben neden bu derece sevdildiğini anlamasamda... Bence radyocu olarak kalabilirdi.Arazın sonu başkaaa..anlatım bambaşka bir boşluk. Yazılmak için yazılmış nadir eserlerden biri benim için...Hiçbir çizgisinde kendimi bulamadığım gibi şiirleride nokta ve virgülsüzdü..
Kalem bin tane yazsada kitap...parmaklarda sihir olmadıktan sonra neye yarar...
102 syf.
·3 günde·5/10
K.Tazeoğlu'nun adını çoğu yerde görmüştüm ilk okuyacağım kitap bu olacakmış nasip. Kitapta sevgilisinden ayrı kalmış bir gencin ona hasret duyarak senelerce beklemesini ve yer yer ona yer yer başka şeylere şiirler yazarak hayatını geçiren bir şairden bahsediyor. Kitapta beni bunaltan cümlelerdeki çok fazla betimlemelere girilerek okuyucunun canını sıkacak boyutlara ulaştırması oldu. Bu kitabın en sevdiğim tarafı insanda ne olursa olsun yazma isteği uyandırması oldu.
Kitabı büyük bir zevkle okumuştum. Zevkle okuduğum ilk kitaplarımdandı. O zamanlar pek kitap okumuyorum. Abimin getirmiş olduğu bu kitabın inceliği beni cezbetti. Okumaya karar verdim iyiki de okuşum muhteşem bir kitap. Kitabı okurken... okurken işte çok başkaydı bu kitap tekrar okumayı düşünüyorum. Sizin de okumanızı tavsiye ederim.

Yorumları okurken kitaptan soğumak nasıl bir şey?

Cidden soğudum. Kitap hakkındaki fikirlerim değişti resmen bu ne bee?
Yine de okuyun siz!

Sanırım ergenliğimde okuduğum için yukarıdaki yorum. Bir daha okuyacağım bakalım bu sefer aynı etkiyi verecek mi? Neyse ne? Sonuçta yazdığı şeye saygı duymak gerekir diye düşünüyorum.
102 syf.
·1/10
Okuduğum ilk ve tek Kahraman Tazeoğlu kitabı. Önyargı ile yaklaşıp hiç Tazeoğlu kitapları okumayarak ne kadar doğru bir karar verdiğimin haklı gururunu yaşıyorum.. Kitap, Araz isimli kadının ve Tazeoğlunun kavuşamaması, ayrılığı üzerine. Roman demeye bin şahit tamamen sözlerden oluşan bir kitap. Miyop olan gözlerime yazık ettiğim için de pişmanım açıkçası. Sadece popüler kültüre ve ergenlere hitap ediyor desem acımasız bir söylem yapmış olmam sanırım.
102 syf.
·Puan vermedi
Aşk, ayrılık, kelimelerin kağıda dökümü, şiirler, mektuplar... İçine çekti beni diyemem ama güzel... Fazla romantizm barındırıyor ve çok dramatik. En keyifli anınızda okusanız bile moraliniz bozuluyor, dayak yemiş hale geliyorsunuz. Lisenin ilk yıllarında okumuş olsaydım beğenebilirdim...
Kentsizliğinin isimsizliğine esir düşüyorum
Boş duraklara boş kentlere yaşlanıyorum oysa gel deseydin gelirdim. Ve gözlerin ihanete ihbar taşıyor sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun...
102 syf.
·Beğendi·9/10
Yine bir #kahramantazeoglu klasiği ve yine çok güzel bir kitap. Buram buram #şiir ve #aşk kokan bir #kitap Kahraman Tağzeoğlu'nun okuyucularında bu kitabın yeri çok özeldir. Kalbiniz aşk diyorsa seversiniz okuyun
102 syf.
·Beğendi·9/10
Konusu insanı cidden içine çekiyor. Hüzünlü mü evet. Okuyacağım diye arkasında bıraktığı sevdiği kızı özlemesi ile başlıyor zaten. Ama iki yönden de beni mutlu eden ilişki yönünden ikisinin de birbirlerine muhtaç olmaları. Sonu yine şok etkisi yaratan bir son. Diğer kitaplarının aksine farklı bir konu gördüm burada.
Bir insanın bir insana verebileceği en değerli şeyi “yalnızlığı”
Kahraman Tazeoğlu
Sayfa 35 - Destek yayınları
İnsanları düşünüyorum da herkes aynı dili konuşuyor ama kimse kimseyi anlamıyor.
Kahraman Tazeoğlu
Sayfa 22 - Destek yayınları
Senin en büyük silahındır şiirler. Ya şiir gibi konuşursun, ya da şiir yazarsın...keşke biraz da şiir gibi yaşasaydın .Yaşasaydık...
Kahraman Tazeoğlu
Sayfa 15 - Destek yayınları
Hiç buluşmɑdığımız bir yerde hiç bilmediğin bir sɑɑtte seni bekliyorum. Gelmen pekte ɑnlɑm ifɑde etmiyor. Ben seni beklemeyi hɑlɑ çok seviyorum...
" Ne alırdınız?"
"Biraz yalnızlık ve biraz da sessizlik alayım. Getirirken dökmeyin, mutsuzluğum eksilir" diyorum içimden .
"Sade bir kahve lütfen!"
Kahraman Tazeoğlu
Sayfa 23 - Destek yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Araz
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054455515
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Baskılar:
Araz
Araz
"Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren.
Demem o ki dönecekmiş gibi gitmeyeceksin. Büyük git gideceksen uçsuz bucaksız, dursuz duraksız git. Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli. Hiçbir anıya, hiçbir dizeye, hiçbir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı, hasret dokununca uyutulmalı.
Gece inmişken ayak parmaklarına kadar, yahut gün doğarken... Yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın, duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin.

Ayrılık gurur duymalı seninle. Gidensen, sözün ayaklarına geçiyorsa, ayakların yakınımdan geçmeyecek! Ayrılığı seçtinmi büyük olacak ayrılık! Ayrılığı seçtin mi?..."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 693 okur

  • Zehra ORDU
  • Alper ŞENOL
  • Handan
  • Gökhan Ergül
  • Yasemin Kula
  • Aylin Kurt
  • Hemrin IŞIK
  • Vera'
  • Yusuf akyol
  • Safa gün

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%7.6
18-24 Yaş
%35.6
25-34 Yaş
%34.8
35-44 Yaş
%9.8
45-54 Yaş
%6.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.3
Erkek
%23.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.4 (49)
9
%7.7 (12)
8
%12.2 (19)
7
%10.3 (16)
6
%9 (14)
5
%10.3 (16)
4
%3.8 (6)
3
%1.3 (2)
2
%3.8 (6)
1
%9 (14)

Kitabın sıralamaları