İçinde şeytan dediğin o şeyin en kıymetli tarafın olmadığını nereden biliyosun? Sizin gibi beş hissinden başka duygu vasıtası olmayanlar bu daimi korkudan kurtulamazlar.Asıl sebep ve illetlere varabilseniz görceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır.gözümüzü kör eden yedi renktir,kulağımızı sağır eden sesler,ağzımızı paslandiran yediklerimiz,kalbimizi önce çoşturup sonra durduran sonsuz kosmalarimizdir.
Fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum. Büsbütün başka bir hayat,daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. belki bunu arayıp bulmak da mümkün... fakat içimde öyle bir şeytan var ki...bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor.onun elinden kurtulmaya çalışmak boş. yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız..senin dünyaya hakimiyet planların bile eminim ki onun mahsülü...”
“Siz burada mısınız ?...” diye başka bir suale cevap verdi. sonra “ne saçma sual,değil mi?” diye ilave: “ işte görüyoruz ki buradasınız. Ne diye sorarız acaba?...Türkçenin kendine mahsus bir manasızlığı... Dünyada hiçbir lisanda bu kabiliyet yoktur... saatlerce konuşup hiçbir şey ifade etmeme kabiliyeti!”
Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez.her şey yaşamamız için olmalıdır. hatta biraz ileri gideyim,kendi yaşamamız için.. sen kafanın içindeki yokla o kadar saplanmışsın ki derhal uğurunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun!