Bilhassa birçok kitaplar okuyup kafasında birtakım hayaller,yeni yeni dünyalar teşekkül ettikten sonra bu kabil mübahaseleri iğrenç bulmaya başladı.Arkadaşlarının her sözü,hatta istikbale ait her hülyasi onun geniş muhayyelesinin doğurduğu güzel dünyalardan birini kirletiyordu.Kendisi de gözünün önünden türlü türlü istikbal levhaları geçirdiği halde bunları kıymetli birer eşya gibi saklıyor,hatta sık sık düşünerek şekillerini bozmaktan bile korkuyordu.
İşte iki gözüm, ciltlerle kitabın,saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır.sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler peşinde koşarsın,gökyüzünde birkaç yüz metre daha yükselen bir bulut,yahut ensene doğru esen seirnce bir rüzgar,yahut o esnada aklına gelen zekice bir fikir,sana bu değişimin sebebi gibi görünmek ister.Fakat söz aramızda, iş bınun tamamıyla aksinedir,cebimize giren iki lira sayesindedir ki havanın biraz açıldığını görmek,rüzgarın serinliğini hissetmek,hatta akıllıca şeyler düşünmek mümkün olmuştur.