Elif

MALAZGİRT SAVAŞI-Hilal Taktiği
Sultan Alp Arslan’ın komutanlarından uygulanmasını istediği, bozkır (hilâl) taktiği* idi. (...) Çağrı Bey’in komutanlarına öğretmiş ve uygulatmış olduğu bu taktik, yüksek ihtimalle oğlu Alp Arslan’a da öğretilmişti. * Türklerin eskiden beri uygulamakta olduğu bu taktiğe göre ordu hilâl şeklinde düzenlenir, sağ ve sol kanatlar düşmana yakın, merkez kuvvetler biraz geride yer alırdı. Bu düzende merkezin gücü artarken kanatlar zayıflar, artçı birlikler iki kanada yardım ve takviye için görevlendirilirdi. Türk ve Moğollar’dan alınan ve bozkır taktiği de denilen bu yöntemde düşman saldırısı karşısında özellikle merkezdeki kuvvetler vuruşa vuruşa geri çekilir, bunu bir kaçış zannederek takibe geçen düşman kuvvetleri farkında olmadan pusuya düşürülür ve hilâl şeklinde çember içine alınırdı.
Sayfa 191 - *bkz. İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, İstanbul 1997, s. 274-275; Sevim-Merçil, Selçuklu Devletleri, s. 85-86; Salim Koca, Selçuklular’da Ordu ve Askerî Kültür, Ankara 2005, s. 165, 169; Mustafa Zeki Terzi, “Savaş”, DİA, XXXVI, s. 196.·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
MALAZGİRT SAVAŞI-Savaşa Kadar Romanos Diogenes’in Durumu
İlk hedef uzun zamandır Anadolu’ya yönelmiş olan Selçuklu akınlarını durdurmak ve Selçukluları İran’a püskürtmekti. (...) Bizans, zaten büyük bir orduya sahipti. Ancak kesin bir sonuç elde etmek istediği için Balkanlar’daki Türk kökenli Peçenek, Uz, Kıpçak ve Hazar Türkleri de orduya dâhil edildi. Bunun yanında Slavlar, Gotlar, Bulgarlar, Franklar, Ermeniler ve Gürcüler de asıl unsur olarak Bizans ordusunda yer alıyordu.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Alıntı
Sultan Alp Arslan için niyet Mısır, akıbet Malazgirt olacaktı.
Asıl hedefi olan Mısır’a gitmek üzere harekete geçen Sultan Alp Arslan kısa bir süre yol almıştı ki Bizans elçisi gelerek, Menbiç, Ahlat ve Malazgirt’in derhal iadesini istedi. Bu istek kabul edilmezse imparatorun büyük bir orduyla sultanın üzerine yürüyeceği bildiriliyordu. Bununla birlikte yapmış olduğu teklifin reddedileceğinden şüphe duymayan imparator, bir taraftan da Erzurum’a doğru çoktan yola çıkmıştı.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Alıntı
Çiftçisine, köylüsüne değer veren atalardan nereye?
Selçuklu ordusunun masrafları için ödemeyi kabul ettiği 100 bin dinarın çiftçilerden toplandığını/toplanacağını öğrenen Sultan Alp Arslan, "Benim çiftçilerin parasına ihtiyacım yoktur," diyerek bu isteğinden vazgeçti.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Alıntı
Diyarbakır
Şehrin önlerine gelerek konaklayan Sultan Alp Arslan, bir süre şehrin surlarını hayranlıkla seyretmiş ve eski bir Türk geleneği olan davranışı sergilemişti: Uğur getirmesi için ellerin önce sur duvarlarına, daha sonra da göğse sürülmesi.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam