Elif

Ani
Sağlamlığı sebebiyle hiçbir hükümdarın kuşatmasına maruz kalmayan bu şehir, ilk defa Sultan Alp Arslan tarafından kuşatılıyordu. Daha önce hiç kuşatma görmemiş olan halk da Selçuklu askerlerini gördüklerinde onları tüccar zannetmiş ve, "Ne büyük kervan, ne çok tacir geldi." diyerek şaşkınlıklarını ifade etmişlerdi.
Sayfa 88 - Urfalı Mateos·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Neyse ki "Alp Arslan" ve "eyle" Türkçe
“Ey Allahım! Sultanü’l-muazzam, Şâhinşahü’l-azam, Melikü’l-Arap ve’l-Acem, Seyyidü’l-mülûki’l-ümem, Ziyâü’d-dîn, Gıyâsü’l-müslimin, Zâhirü’l-imâm, Kehfü’l-enâm, Adudü’d-devle, Tâcü’l-mille, Ebu’ş-şüca Alp Arslan Muhammed b. Davud, Burhanu Emîri’l-mü’minîn’i ıslah eyle."
Sayfa 71 - Alp Arslan adına Bağdat'ta okunan hutbenin başlangıç kısmından·Kitabı okudu
(Vezir) Amîdülmülk Kündürî’nin öldürülmesi şu şekilde gerçekleşti: Kündürî, oradaki bir mescide gidip iki rekât namaz kılmıştı. Daha sonra da korka korka mescidin arka tarafına giderek üzerindeki samur hırkayı çıkarıp gulâma verdi, almasınlar diye gömleğini ve pantolonunu yırttı. Çok geçmeden gulâmlar, iplerle geldiklerinde Kündürî onlara, “Ben boğulmak suretiyle öldürülecek fesatçı ve hırsız bir kimse değilim. Kılıçla öldürülmem beni daha çok memnun eder.” demişti. Ayrıca içinde bulunduğu durumdaki etkisi sebebiyle, cellâdı vasıtasıyla Nizâmülmülk’e şöyle seslenmişti: “Nizâmülmülk’e de ki: Türkleri divan erbabı ve vezirleri öldürmeye alıştırmakla ne kadar kötü bir iş yaptın! Başkası için kuyu kazan, kazdığı kuyuya kendi düşer.” Sultana ise şu sözlerin iletilmesini istemişti: “Sizin bana yaptığınız ne kadar mübarek ve güzel bir hizmettir! Amcan, üzerinde hüküm süreyim diye bu cihanı bana vermişti. Sen bana öteki dünyayı verdin ve şehitliği bana azık yaptın. O halde sizin hizmetiniz sayesinde dünya ve ahiret elde ettim.”
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
"(...) Alp Arslan, henüz yolda iken Vezir Amîdülmülk'e hilat göndererek sarayda bulunan Tuğrul Bey'in cenazesinin türbesine defnedilmesi* ve ayrıca kendisi gelmeden önce sarayın temizlenmesi hususunda emir vermişti." *Bilindiği üzere Tuğrul Bey 1063 tarihinde vefat etmişti. Bu kadar uzun süre sarayda tutulmuş olması, ancak tahnit (mumyalama) geleneğinin uygulanıyor olmasıyla açıklanabilir.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
"Tuğrul Han yerine ben değil, Alp Arslan sultan oldu. Ancak ben ondan yaşlıyım ve saltanata daha layığım. Şimdi onun padişah olup benim bakıp durmam doğru değildir. Belki savaşıp başımıza ne yazıldığını görmek daha uygundur. Er gayret üzerine olur."
Sayfa 60 - Kutalmış·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam