Bunun için muhakkak bir erkeği sevmem lazım geldiğine inanıyorum. Ama sahiden bir erkek. Hiçbir kuvvete dayanmadan beni sürükleyebilecek bir erkek. Benden bir şey istemeden,bana hakim olmadan,beni tezlil etmeden beni sevecek ve yanımda yürüyecek bir erkek.
Dün akşam gördüğümün bir hayal,sarhoş kafamın bir vehmi olduğunu kendime bu kadar telkin ettiğim halde işte şimdi burada onu,o kadını,belki de o hayali bekliyordum. Sabahtan beri kurduğum binanın yerinde yeller esiyordu. Ben gene eskisi gibi dünyadan uzak ve daima tasavvurlarımın ve iç dünyamın bir oyuncağıydım.
Unutup gittiğimi zannettiğim bu hatıraların, bundan sonra beni hiç bırakmayacaklarını biliyorum…Deli olacağım, yahut öleceğim dersem yalan söylemiş olurum.İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım…Ama nasıl yaşayacağım!..Bundan sonraki hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak!..Ama ben dayanacağım…Şimdiye kadar olduğu gibi…