Lahur, kaderde olanı değiştirmek kimsenin haddi değildir. Dolayısıyla gelsinler, gitsinler, olsun, olmasın, deme. Kime emrediyorsun? Amir-i hadisat nasıl isterse öyle olur.
Başkasının canını acıtmamak, onu üzmemek, kırmamak için söylediğin yalanlar gerçekten yalan sayılır mıydı? Bazı gerçekleri söylemek, bünyesinin o ağırlığı kaldırmayacağını bildiğin birinin sırtına daha büyük yükler vermek gibiydi. Bazı yalanlar insanı üzüntüden korurlardı. Bu yüzden yalan bazen şarttı.