Elif ceylan

Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi. (Halkın gözünde devlet (iktidâr) gibi değerli bir şey yok. Halbuki şu dünyada bir nefes sıhhat gibi devlet (güç) olamaz.) Saltanat didükleri ancak cihân gavgasıdur Olmaya baht u sa'âdet dünyede vahdet gibi. (Saltanat dedikleri sadece bir dünya kavgasıdır. Dünyada Allaha yakınlık gibi büyük saâdet ve baht açıklığı olamaz.) Ko bu iyş ü işreti çün kim fenâdur âkıbet Yâr-ı bâkî ister isen olmaya tâ'at gibi. (Bu eğlenceyi yeme içmeyi bırak, sonu kötüdür. Eğer ebedî bir sevgili istiyorsan ibâdet gibisi yoktur.) Olsa kumlar sagışınca ömrüne hadd ü 'aded Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sa'ât gibi. (Ömrün, kumlar sayısınca sınırsız ve hesapsız olsa bile, Bu feleğin fanusunda ( çıtasında) bir saât gibi bile gelmez.) Ger huzûr itmek dilersen iy Muhibbî fâriğ ol Olmaya vahdet makâmı gûşe-i uzlet gibi. (Ey Muhibbî, eğer huzur içinde olmak istersen, ferâgat sâhibi ol (vazgeç) Dünyada yalnızlık köşesine çekilmek gibi Allaha yakınlaşma olamaz.) Kanuni Sultan Süleyman "Muhibbi" ( 1494 - 1566 )
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gözleri hasta olanlar, güneşin ziyasınu inkar ederler;ağızları acı olanlar, tatlı suya acıdır derler. (işaratül icaz, 178)
Milli şairimizin de dediği gibi '' Allah bu devlete bir daha istiklal marşı yazdırmasın '' İstiklal marşımızın 101. yılı kutlu olsun. Vatan sevgisi olan kıymet bilen nesil olmayı nasip etsin #Mehmet Akif #İstiklal Marşı
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla, Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla, Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla, Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla, Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla, Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla, Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla, Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla.. Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle, Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle, Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle, Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle. Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle, Ama her defasında geri döndüm seninle. Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle? Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle.. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin? Bazan kızkardeşimsin, bazan öpöz annemsin, Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin, Eksilmeyen çilemsin, Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin, Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin, Çaresizim, çaremsin. Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin? ✍🏻 Yavuz Bülent Bakiler 📝 Şaşırdım Kaldım İşte
Yaşamak Umrumdadır, İsmet Özel
Benim hayranlığımdan inlerdi şehir ben atlara ve uzaklara hayrandım kendi ehramlarını bile tanımayan kadınlar ansızın patlak verirdi baharda. Dudaklarımda çürükler vardı dağ çiçeklerinden ötürü. Irmaklara salardım kendimi ruhumda kaynar adımlarla gezinen dünya bana hain sevgilimdi. Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim Yürüsem rahmet boşanacak ve sana bir karşılık vereceğim...