''Elimizin altında kitaplar var ama bu canlı bir sohbetin, karşılıklı ilişkinin yerini tutmuyor.
Bence kitaplar notaya, sohbet şarkı söylemeye benziyor.''
Kişinin kendi içsel değerine ilişkin bilinci daha yüce, daha tinsel şeylere demirlenmiştir ve kamp yaşamı tarafından sarsılamaz; ama tutuklular şöyle dursun, özgür insanlardan kaçı böyle bir bilince sahip ki?
Şimdi size insanı kabaca her şeye alışabilen bir varlık olarak tanımlayan Destoyevski'nin sözlerinin doğru olup olmadığı sorulacak olursa, cevabımız, ''Evet insan her şeye alışabilir ama nasıl olduğunu bize sormayın,'' olacaktır.