İnsanların önünde duvar örülmüş bir gelecekle yüz yüze yaşamaları elbette ilk kez olmuyor. Ama insanlar daha önce bu duvarları sözün ve çağrıların yardımıyla aşarlardı. Umutlarını oluşturan farklı değerlere atıfta bulunurlardı. Bugün ise ( kendilerini tekrar edip duranların dışında) artık kimse konuşmuyor, çünkü dünya bize uyarıları, öğütleri, dilekleri duymayan kör ve sağır güçler tarafından yönetiliyormuş gibi gözüküyor. Kısa bir geçmişte yaşadığımız yılların sergilediği oyun, içinizde bir şeyi yıktı. Ve bu şey insanoğlunun bir başka insanla insanlığın diliyle konuştuğu takdirde, onda insanca tepkiler yaratabildiğine yönelik o sonrasın güven duygusuydu... ama insanlar arasında sürüp giden uzun diyalog, artık kesildi. Ve diyalog yolu işe ikna edilemeyenlerin insanda ancak korku uyandırması da son derece doğal
İşte bir buçuk kilo ağırlığında böyle bir kütle bar onu avucunuzda taşıyabilirsiniz ve bu kütle yıldızlararası uzayın enginliği üzerinde düşünebilir. Bu kütle sonsuzluğun manasını düşünebilir ve bu kütle sonsuzluğun manasını düşünen kendisini düşünebilir
Yüz bir BAŞKASIDIR, insan kendini onda tanır ve başkalarının gözünde onunla var okur, yüz kendisine en yakın Başkası, taşıdığı adı cisimleştiysen Başkasıdır
Benim adım da var. Adımla alay ediliyor, ben de burada diyorum. Dilbilgisi kurallarına aykırı bir sözcük gibi tırmaladı kulagımı ama tanıdım. Bir an için, burada doğrudan bana işaret edilmişti demek bir tek bana seslenilmişti, özel olarak beni istemişlerdi yeri doldurulamaz beni. Bende ortaya çıktım. Ben burada ne kadar bensem adıma ondan bile daha az benzeyen şu sese evet diyecek biri bulundu. Geceye adsız figürün taşına dönmek için de evet demek gerekiyordu