Antropolojik Bir Deneme

Yüz Üzerine

David Le Breton
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
347
Basım Tarihi:
Mayıs 2018
Yayınevi:
Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi
ISBN:
9786054787999
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

İçindekiler kısmındaki başlıkları görünce antropolojik, felsefi, psikolojik, sosyolojik ve dini açıdan bütüncül ve derinlikli bir inceleme olacağını düşünüp kitaba öyle başlamıştım. Asla beklentilerimi karşılamadı. Konular çok basit ve yüzeysel ele alınmış. Son 150 sayfadan itibaren daha da kötü olmaya başlayınca dayanamadım artık. Böyle kitapları okumak moralimi bozuyor, mutsuzum.
Yüz ÜzerineDavid Le Breton · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201846 okunma
Yüz Üzerine
Puan vermedi·347 syf.·
2026 5. kitabı
David Le Breton’un bu antropolojik denemesi, yüzü sadece anatomik bir organ olmaktan çıkarıp insan varoluşunun en derin simgesi, toplumsal bir inşa ve kimlik alanı olarak ele alan etkileyici bir antropoloji çalışması. Kitap, Tanrı’nın yüzünden Musa’nın peçeli ışıldayan çehresinden, Hristiyan ikon geleneğine, Müslüman ve Yahudi betimleme yasağına değin yüzün tarihsel icadını işliyor. Daha önce Acının Antropoloji kitabını okumuştum, yine olabildiğince spesifik bir biçimde acıyı ele almıştı, bu kitap da yüzü her bakımdan değerlendirmiş; Le Breton, yüzü ötekinin aynası, bakışın ve etkileşimin merkezi, makyajın, peçenin, maskenin hem gizlediği hem açığa vurduğu bir yer olarak inceliyor; güzellik-çirkinlik ikilisini, çağrı gücünü ve değer hiyerarşisini sorguluyor. Le Breton, yüzü temsil ederken onu asla statik bir nesne yapmıyor; tam tersine, kültürel bir “icat” olarak, tarih boyunca hem bireysel hem kolektif anlamlarla dolu, sürekli başkalaşan bir sahne haline getiriyor. Değerini ise insanın en kırılgan gücü olarak yüceltiyor: Yüz, ötekiyle kurulan bağın, kimliğin, hatta kutsallığın ta kendisi. Fizyognomi gibi indirgeyici yaklaşımları sertçe eleştirirken onu bilimsel bir haritaya değil, incelik ve sezgiye emanet ediyor. Oldukça entelektüel biri olduğundan, Proust’tan Daumal’a, Rembrandt’tan Dreyer’e uzanan zengin alıntılarla, edebi bir deneme tadında akıyor kitap. Okurken yüzünüze dokunmak, aynaya bakmak, hatta bir yabancının gözlerine dalmak istiyorsunuz; bunu resim çizmeye yeni başladığımda çokça yaşadığımı hatırlıyorum. Bir yüzün çizgilerini ezbere bilecek kadar baktığınızda hayretlere düşebilir insan. Güzeli çirkin çirkini de güzel bulabilir, zira bakış yüze baktıkça açılır ve dönüşür. Velhasıl uzun uzun konuşulası bir antropolojik bir deneme. Yorucu da. Keyifli
Yüz ÜzerineDavid Le Breton · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201846 okunma
Puan vermedi
Yüz bir biyolojik yapıdır fakat salt bu değildir. Psikolojik, toplumsal, sosyal, kültürel, bireysel, simgesel ve tarihsel olgularda da ele alınmalıdır. Yüzler aynı basit taslak üzerinde yapılmış sonsuz sayıda çeşitlemedir. Ona bireyselliğini kazandıran ifade, mizaç ve biçim malzemeleridir. Yüz, insan var oluşunun anlam kazandığı yerdir. Herkes onda kendiyle özdeşleşir, ad kazanır ve cinsiyet edinir. Onu bir başkasından ayıran en ufak fark, her bir yüze egemenlik, bir kimlik duygusu aşılayan yepyeni bir anlamdır. ‘İnsanın biricik yüzü onun kişisel serüveninin birickliğine karşılık verir.’ Buna karşın toplumsal ve kültürel ögeler onun biçimini ve hareketlerini belirler. Yüz dediğimiz olguyu toplumsal olarak inşa ederiz. Yüze odaklandığımızda bir kültürü ve bir coğrafyayı buluruz. Bedenler artık kültürel alanını kaybediyor. Temsiller ortadan kalkıyor. Buna neden olan durumlar olarak estetik, makyaj endüstrisi ve filtreler örnek verilebilir. Baudrillard’ın hipergerçeklik kavramı insanın sanallaşmasıyla ortaya çıkan bir kavramdır. Ama artık öyle bir boyuta evrildik ki -modernleşmeyle beraber- sanallığın gerçekliğin yerine geçtiği, gerçeklik zemininin olmadığı bir evredeyiz. Protezleşen bedenler olgusu modernleşmeyle birlikte ilerliyor. Portre ve fotoğraf sadece teknolojik bir gelişme olarak değil anlam dünyası ve kültürle birlikte yüzü doğrudan gösterebilecek bir malzeme hâline gelmesi modernitenin bireyi keşfiyle ilgilidir. Bu gelişmenin ardından yüze odaklanmaya, yüze dönmeye başlandı.
Yüz ÜzerineDavid Le Breton · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201846 okunma
Puan vermedi·
Beğendi
"David Le Breton, sonsuz çeşitlilik içindeki biricik insanın en kutsal bölgesini; yüzünü inceliyor. Kitap, insanın kendisiyle düşman, aynalar ve dijital ekranla dost olduğu bu çağda okunmaya değer." Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim?
Antropoloji
Yüz ÜzerineDavid Le Breton · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201846 okunma
8/10
·347 syf.·
2022 20. kitabı
Herkes başkalarının karşısında kendini düşlediği için, yüzünün ardında yalnız kalır. - Rene Daumal Yüz Üzerine Antropolojik Bir Deneme, toplamda dokuz bölümden oluşuyor. Ve her bir bölüm sizi bir filozoftan veya ünlü bir düşünürden ya da bir romandan alıntılayarak karşılıyor. Adı üzerinde "deneme" olduğu için, yazar yazılması oldukça güç olan bir türü gayet araştırmaya dayalı samimi ve ayrıntılı bir şekilde anlatmış. Yararlandığı kaynakları bile oldukça başarılı bir şekilde alıntılayarak süslemiş. Bedenimizde küçük ama güçlü bir yeri olan Yüz'ü anlatmak için gerek sinemadan gerek edebiyattan hikayelerle yazısını güçlendirmiş. Yüz'ü psikolojik, toplumsal, sosyal, kültürel, bireysel, simgesel ve tarihsel olarakta açıklamaya çalışmış. Konu Yüz olunca girmedik alan bırakmamış desem abartmış olmam sanırım. Nitekim sıkıcı kısmı sadece bu olsa gerek. Bitecekmiş gibi gelmemesi. Fakat bunun nedeni de, ağaç gibi bir konu olması, okudukça dallanıp budaklanıyor. Umarım sıkılmadan bitirebilirsiniz. Ve eğer biraz ilginiz varsa, bitirdikten sonra sizi ivedilikle aklınıza çelme takan konuları araştırmaya koyduran o hazzı tatmanızı dilerim.
Yüz ÜzerineDavid Le Breton · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201846 okunma
9/10
·347 syf.··
2021 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 00:00
David Le Breton’ın daha önce “Ten ve İz” isimli eserini okuyup oldukça beğenmiştim. Breton, bir Sosyolog ve Antropolog aynı zamanda. Sosyal bilimcilerin değeri daima gözümde yüksektir ve bir adım öndedir. Mesleki deformasyon dedikleri bu sanırım. Yüz Üzerine Antropolojik Bir Deneme, erken bir yılın en iyi kitaplarından oldu. Breton, antropolojik bir deneme adını verdiği kitabı, sadece antropoloji değil; sosyoloji, felsefe, edebiyat, bilim ve sanat tarihi de içeriyor. Bir konu hakkında bütün bilim felsefi düşünce tarihine bakıp yorumlaması oldukça iddialı, saygı duyulası ve zevk verici kesinlikle. Yüzün icadı olarak, ikonların (dini resimler) ilahi kişiliklerin yüzünü kolay kolay resmetmemesi; Müslüman geleneğinde ve dininde de, yaratımda bulunanların çok kötü cezalandırılacağı; Roma ve Mısır’da ise tersine büst ve portrelerin kişinin ölümsüzleştirileceği düşüncesi kendi gösterir. Fotoğrafı 1824’te Niepce bulmuş ve Daguere geliştirmiş. Yaygınlaşması ise 1839’u bulmuştur. Daha önce burjuvaların kendini görmek için özel bir ressam tutup kendini resmetmesi dönemi son bulmuştur. Yüzün icadı, bu saatten sonra ortaya çıkmıştır. Öte yandan, 1800’lerde fırtına gibi esen, suçluluk kavramını biyolojik bir suç olarak atfeden düşünür Lombrosso ve suç okulunun düşünceleri ele alınıyor. Kişilerin yüz yapısına göre suçlu olması ve buna karşın yaptırımlarını okuyoruz. Kitapta, ayna imgesi, Rimbaud’nun “Ben Bir Başkasıdır’ın “Yüz Bir Başkasıdır”ın denemesi, İkiz sorununa karşı Dostoyevski’nin “Öteki” eseri, David Cronenberg’ün ikiz sorununa dikkat çeken “Death Ringers’ı, Kobo Abe’nin “Başkasının Yüzü” ve daha pek çok gönderme, açıklama. Eseri bir alıntı ile bitireyim: “Yüz, herkesin eline bırakılamayacak denli değerli ve hassastır.”
Yüz ÜzerineDavid Le Breton · Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi · 201846 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

David Le BretonYazar · 6 kitap
Strasbourg İnsan Bilimleri Üniversitesi’nde profesördür. Araştırmalarını beden ve riskli tavırlar antropolojisi üstünde yoğunlaştırmış, bu arada sessizlik ya da yürüyüş gibi daha kişisel temalara da el atmıştır. Breton’un önemli yapıtları arasında Yürümeye Övgü (Sel Yayıncılık), Acının Antropolojisi (Sel Yayıncılık), Anthropologie du Corps et Modernité (Bedenin Antropolojisi ve Modernite, 1990), Du Silence (Sessizlik Üstüne, 1997), La Sociologie du Corps (Bedenin Sosyolojisi, 2002), La Saveur du Monde (Dünyanın Tadı, 2006) sayılabilir.