Elif

Öfke ve güçsüzlük kimi zaman öyle can yakar ki, insan bağıramazdı bile.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
... akşam olur, gökyüzüne kısa bir tatlılık yerleşir. (...) Mutlu muydu, yoksa içinden ağlamak mı gelirdi, bilemezdi o zaman. En azından, barışık olurdu böyle anlarda, neyi beklediğini pek bilmeden, usul usul beklemekten başka yapacağı yoktu.
Yalnızca kötülük sınırlarına dek gidebilir ve kesinlikle hüküm sürebilir, gözle görülür krallığını yerleştirmek üzere ona hizmet etmek gerekir.
Gerçek dört köşeli, ağır, yoğundur, ayrım götürmez, iyilik bir düş, hep ertelenen ve sürdürülen bir tasarı, hiçbir zaman erişilemeyen bir sınırdır, krallığı olanaksızdır.
Kalkmak istedim, düştüm, mutluydum, en sonunda öleceğim için umutsuzca mutsuzca mutluydum, ölüm de serindir ve gölgesinde hiçbir tanrı barınmaz...