Elinde tuttuğu altın kürdanı yerini kaybetmemek için yaprakların arasına koydu, kitabı kapattı, vasiyetini yazdırmak üzere yakınlarını yanına çağırdı. Sonra şu sözlerle sona eren bir dua etti: "Allahım, elimden geldiğince Seni algılamaya çalıştığımı biliyorsun. Sana doğru izlediğim tek yol Senin hakkındaki bilgim oldu. Bu yüzden bağışla beni!" Bir daha gözlerini açmadı. Tarih, 4 Aralık 1131'di.
Bu adamla benim aramda ortak ne var? Ben hayata taparım, o ölüme. Ben, "Sevmeyi bilmiyorsan şayet, neye yarar güneşin doğması ve batması?" diye sorarım.