Stalinist rejim, kırsaldaki aile çiftliklerini kolektifleştirmenin ötesine geçerek aile kurumunu da kontrol altına almaya çalıştı. Aile bağları, partiye karşı direnişin kaynağı olarak görüldü ve çocuklara, ebeveynleri eleştirdiğinde Stalin ve partiye ihbar etme görevi verildi. Pavlik Morozov örneğinde olduğu gibi, çocukların ebeveynlerini ihbar etmesi övüldü ve ödüllendirildi; bu, milyonlarca Sovyet çocuğuna sadakat ve korku arasında seçim yaptırdı. Devlet, aile içi en mahrem ilişkilere bile müdahale ederek, susmayı hayatta kalmanın, konuşmayı ise ölümün simgesi hâline getirdi.